Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Film Sepeti 3

Etiketler: , , ,



Bu postu aslında dün yayımlayacaktım fakat sevgililer gününe denk geliyormuş.Sevgililer gününde,hele de pazara denk geliyorsa blogda yazı yayımlamanın ömür billah uğursuzluk getirdiği tüm bloggerların bildiği bir şey.Muuuuhahaha yok tabi ki böyle bir şey.Ama iki bayram arası kesinlikle yazı yazılmamalı.Şimdi “sen yazdın ama” diyeceksiniz.Siz de haklısınız amma ve lakin bu batıl inanç 1 ocaktan itibaren uygulamaya konuldu.Anayasanın sondan üçüncü yasasının bilmem kaçıncı fıkrasında ”İki bayram arası yazı yazan zinhar cezalandırıla” şeklinde geçen kanun uyarınca Turkish Cızz Kanunu(TCK) na göre Suçu işleyen blogger’ın Son 5 postu silinmekle birlikte “Suç işleyen blogger ceza süresince kendi propagandasını yapamaz” dan hareketle izleyici sayısı 300 ü geçmiş bloglara yorum yapma hakkı belirlenen ceza süresi boyunca elinden alınıp,"başlıksız post girme" yasağı müebbete çevrilecektir” ayrıca aynı yasanın bir diğer kanunu gereğince “İki bayram arası post girmiş blogger’ın” bloguna yorum yapmak isteyen ziyaretçilere her türlü zor şartlar oluşturulmak maksadıyla süresiz olarak yorumlara kelime doğrulama özelliği uygulanacaktır.Gerekirse RTÜK kuralları çerçevesinde ceza olarak uygulanan “Belgesel Yayınlama Zorunluluğu” emsal gösterilerek sosyal konularda mimlenecek. Belirlenen günler arasında hatta belirli aralıklarla zorla yazı yazdırılacaktır.Aldığı yorumların ceza süresinde indirime götüreceği belirtilip bu husus ta göz önünde bulundurulacaktır.Beklenen tepkiyi alamamasına binaen TMSF bloga el koyabilecek ve uygunsuz yorumları silip göze batan abidik gubidik kullanıcı adı olan izleyiciler engellenecektir.Bunların yerine düzenli olarak yorum yapan paralı yorumcular alınabilecektir….:)))) of yeter bu kadar dalga yeter.Ben asıl postuma geçeyim.Yazdıklarımın teknik açıdan hatalarını görmezden geliniz gelişi güzel kanun yasa fıkra sözcüklerini kullandım.Pek bir bilgim yok bu konularda :) Ne yazacaktım bugün.Bir film sepeti daha doldurmuştum onları buraya boşaltacaktım.Çok fazla film,sinema yazısı yazdığımı farkediyorum.Blogun yavaş yavaş bu yöne kaydığını görebilirsiniz.Her film postunun arasına iki farklı girdim olacak bundan sonra.Gördüğünüz gibi ne çene varmış bende de.Bir türlü geçemedim konuya.Hemen başlıyorum filmlerime…


Keith



Öncelikle “Keith” bence izlemeniz gereken bir film.Boşa zaman değil.Pişman olmazsınız.İzleyipte sıcağı sıcağına yazdığım bir film değil bu.Yazın izlemiştim ama hala iyi bir film olduğunu unutmadım.Keith bazı şeyleri eksik yaşamış ama daha fazlasını yaşamak istediğini belli eden birisidir.Kimisine göre çok basit olan planlar onun canını sıkmaktadır.Garip davranmasının sebepleri vardır….Daha fazlasını söylemeyeyim yeterince konunun etrafında dolaştım.Konunun içine düşmeden kesmek en iyisi.Güzel film izleyin derim.

Too Beautiful To Lie



14 şubatta ev arkadaşımla(erkek tabiki) romantik komedi izledik.Dışarı sadece akşam üzeri tavuk dürüm almak için çıktım.Neyse kendimi acındırdığımı sananlar olmasın diye burda kesiyorum.Ben çok eğlendim bikere onu söyleyeyim.Çok güldük,çok beğendik filmi.Kore filmlerinden oluşan başka bir film sepeti olacaktı ama ben bu filmi dayanamayıp şimdi yazıyorum.Mutlakaaaaa izleyin.Süperrr.Konusu,olayların akışı,oyunculuklar,oyuncular,sonu başı herşeyi çok güzeldi.Heryerinden öpüyorum bu filmin : ) Romantik komedi deyince aklıma gelecek ilk üç dört filmin arasına girdi bile.Akşama doğru diğer ev arkadaşım geldi (sevgilisi olan) “film izleyecez güzel filmlerin var mı?” dedi.Ben de tabi bunu önerdim ve izlediler.Onlar da çok beğendiler.Yalan söylemekte adeta doktora yapmış Yeong-Ju, özel bir yeteneği olan Duygu sömürüsü ile dolandırıcılıktan girdiği hapisten Jürüyi etkileyerek şartlı tahliye ettirir kendini.Yalan söylemek onun için bir sanat ve Young-ju bu konuda bir sanatçı.Şartlı tahliye herşeyden yırttığı anlamına gelmemektedir.Hiçbir olaya karışmamalıdır.Ama olaylar onun peşini bırakır mı? Olaylar zincirini anlatmak istemiyorum.Aslında istiyorum da nefsime hakim olmam lazım.Size bu iyiliği yapmalıyım.Bu filmi izleyin.Kendinize bir iyilik yapın.Bu filmden sonra insan yalancı bir sevgilisi olsun isteyebiliyor.Bu açıdan zararlı :) Buradan izleyebilirsiniz.




Dorothy Mills



Dorothy Mills çoktandır elimde olan ama nedendir şimdiye kadar izlemediğim bir filmdi.Açıkcası pek bir ümidim yoktu.Ama izleyince basit bir film olmadğını gördüm.Çok zekice bir kurgusu var.Neden izlememişim şimdiye kadar dedirtti.Ve hiçbirşey yapmayıp sıkıntıdan patladığım zamanlarda neden bu filmi izlememişim diye aklımdan türlü düşünceler geçti.Çok şey söylemeden konusundan bahsedeyim azıcık.Filme de adını veren karakter Doroth Mills anne babası bir cenazeye katılmak zorunda olan bir bebeğe geçici olarak bakıcılık yapmaktayken geçirdiği kriz sonucu bebeği öldürmüştür.Ama bebeği kendisinin öldürmediğini söylemektedir.Bir adada yaşamaktadır ve ada halkı bu genç kızda garip birşeyler olduğunu düşünmektedir. Drothy Mills in suçlu olup olmadığını ortaya çıkarmak için görevlendirilen bayan Psikiyatrist daha adaya gelirken garip bir olay yaşar.İlerki günlerde de bu garip olaylar devam eder.Kasaba halkının sakladığı birşeyler vardır.Filmde Dorothy Mills karakterini canlandıran kız gerçekten süper bir oyunculuk sergilemiş.Ben korku filmi diye izleyecektim fakat psikolojinin kralı varmış meğer.


Paranormal Activity



Paranormal Activity….Yaaa aslında var ya ben bu film için ayrı bir yazı yazmalıydım.Hani bir aydan fazladır bilgisayarım da duruyo ama izlememiştim felan.Çok övdüler,Avatarla birlikte yıla damgasını vuran film denildi.Çok küçük bir bütçeyle büyük bir hasılat elde edildiği yazılıyordu,bazı ülkeler de yasaklanma derecesine gelmiş,küçük yaştakilerin izlememesine dair uyarıların yapıldığı,izleyenlerden hastaneye kaldırılanlar,panik atak olanlar vs..Sonuçta iyice merak ettim.Dün gece izledim.Daha doğrusu izledik.Ben, iki ev arkadaşım ve ev arkadaşımız sayılabilecek ama başka evde tek başına kalan bir arkadaşımız beraber izledik.Gece 2.38 gibi bitti.Filmin yarısında tek başına evde Kalan arkadaşım aklıma geldi.Aslında aklıma gelmesi de enteresan.Bunda hafif hareketlenmeler felan başladı.Önce elini koltuğun arkasına sarkıtıp tıkırdatmalar sonrasında hiperaktif çocuklar gibi diz kapaklarına perküsyon usulu vurmalar.Tak ampul yandı.”olum bak sen evde yalnız kalıyon.Korkmayasın ha” demiş bulundum.Belki de düşünmüyordu ben soktum kafasına.Ama bence bunu çoktan düşünmeye başlamıştı bile.Filmden sonra ben eve gidecem diye tutturdu.”Gel gitme…Kal burda...Bu akşam kal bari...Korkarsın edersin….Ben de geleyim felan…” “Yok illa ben gidecem “ dedi.Ben olsam kesinlikle gidemezdim.Git deseler yine gitmezdim.Hatta salonun ışığını kapattıktan sonra telefonumu orda unutmuşum.Tek başıma onu almaya bile gitmedim.Valla açık ve net söylüyorum ben etkilendim.Utanılacak bir yanı yok.Hastanelik vakalar,yasaklar şunlar bunlar beni hiiiç alakadar etmez.Ben yaşadığıma inanırım.Belki inanmayacaksınız ama Karabasan olayı 7-8 yaşlarımdan sonra ilk dün gece geldi başıma.Sabaha kadar boğuştuk desem.Gözlerim açık.Uyumuyorum.Bağıramıyorum.Kalkamıyorum.Gücümü topluyorum olmuyo.Göğsümün üstüne sanki 60 kiloluk bir adam oturmuş.Neyse boşverin.Aynı rüyayı 4 5 kez gördüm.Tekrar uyuyorum ama biliyorum yine aynı olacak.Yine gelecek.Yine bırakmayacak beni.Ben çok korkarım diyen izlemesin.Filmi izlerken korktuğunuzu anlamıyorsunuz.Ama yaşanmış bir olay olması ve geçmiş yaşantınızda bazı şeyleri birebir yaşamış olmanız sizi etkisi altına alıyo.Korkmak istiyorsanız değil de gerilmek istiyorsanız izleyin.Ama ben dayanamam diyorsanız boşuna merak etmeyin.

21 Yorum:

Niye utancakmışın yav, etkiliyor :D


utanmadım zaten :) Evet gerçekten ama...bu tarz teknikle çekilen filmler daha fazla etki bırakıyor insanda .UZun zamandır yaşamadığım bir zevkti. :)


Bu tarz filmleri seviyorsan, "blair cadısı ve el kamerasının kaymağı" başlıklı yazımı oku bi :)


activityi bende merak ediyordum ama bu yazıyı okuduktan sonra kesinlikle merak etmiyorum :/ iyiki okumuşum..


Yaşanmış bir olay değil bu bu arada, haberin olsun..


@SirEvo

Baktım.Okumuşum zaten onu.Blair Cadısını değil de Rec'i izledim.Paranormal Activiy kadar etkileyici olmasa da güzeldi.Çünkü ben Rec i izlediğim de evde yalnızdım.Ve bir ay tek başıma kaldım.Gece izlemiştim.Korkmadım yani.Sebebi de filmlerin korkutucu öğe olarak kullandığı şeyler olarak görüyorum.P.A bu konu da daha iyi.Ayrıca uyardığın için teşekkürler.Filmde sanki gerçek bir olaymış gibi aktarılıyordu.Ben o yüzden yanıldım öyleyse.


@ SimeRanyaM

Belki benim kadar etkilenmezsin sen.Çünkü geçmişte yaşadıklarımdan dolayı ben biraz fazla etkilenmiş olabilrim.İyi bir tecrübe olurdu.Ama tabi ben uyarılarımı yaptım.Korkarım diyorsan ne gerek var kendini harap etmeye.


fd'cim film konusundaki zevkine güvenim olduğunu daha evvelden söylemiştim di mi?ama paranormal activity hususunda ters düştük bak şimdi...ben ki korkaaaakk,ben ki her şeylerden ödü kopaaaan,ben ki..uzatmiim...bu filmden sonra zerre etkilenmedim...izlerken ha şimdi bi şey oldu,ha olacak diye gerilmedim mi gerildim..ama ı ıh...(ben de bloğumda bu filme değinmiştim evvelden...)sonrası için etki sıfır...ha bu arada gerçek hayattan alıntı,böyle paranormal bir kitap önermemi istersen 'ilişki'yi oku derim..yazar hafızamda değil,lakin okuduğumda hayal gücümü epey zorlamıştı...(yine)ha bu arada karabasan hususunda ihtisasım var,az çekmedim o şerefsiz kabus illetinden...dağlara,taşlara fd'cim... =/


Filmi izlerken korkmuyorsunuz sadece geriliyorsunuz dedim ama.Bne filmi izlerken etkilenmedim.Ondan sonrası daha etkileyiciydi.Kafamdaki film Paranormal Activity den daha gerçekçi ve daha gerilimliydi.Ama işte bunları yaşamamda filmin hakkını vermek lazım değil mi.Ben şikayetçi değilim.Karabasan olayını erken yaşta yaşadığım için kafamda çok büyütmüştüm.İlerki zamanlarda daha sık yaşasaydım belki etkilenmezdim.Ayrıca yaşadığın ev,kendini güvende hissetmen,o anki psikolojik durumun,geçmiş vs korku filmlerinin işlediği konu da işin içine girince hangi korku filminden kimin etkilenebileceği bilinemiyo.Ben artık etkilenmem mesela.Bide Alkarısı var.Bide başka şeyler..neyse hepsini yaşadım diyebilirim.Ziyaretçiler eksik olmuyodu kısacası.


geçmiş olsun fd'cim..ben de demin de dediğim gibi çok çektim o kabuslardan..bu arada alkarısı?bunu ilk defa duydum valla...


O daha çok evde kırkı çıkmamış çocuk varsa gelen bişey.Uzun saçlı Kkılıktan kılığa giren ve bebeği almak isteyen ona zarar vermeye çalışan bişey.Doğum yapan kadınların ruhsal bunalımlarıyla yarattığı şizofrenik bir rahatsızlık olarak görülse de neden gören herkes aynı kadını görsün.Hem sadece doğum yapan kadınlar da göRmüyo.4O ı geçince bi daha da uğramıyo..


Geyik yapma potansiyeli olan bloggerları pek severim :) Too Beutufiul to lie. İşaretlendi izlenecek :)


:) Geyik mi :) Farkında bile değiliz. Filmi beğeneceğinden eminim..


Paranormal actıvıty bu filmi çok merak ediyodum,ama alt yazılı diye izlemek istemedim iyiki izlememişim hayatta kurtulamazdım etkisinden.


Ya noluyo ya.Filmden bahsettiğime pişman etmeyin :) Film güzel.Bir filmin insanı etkilemesi sık görülen bişey değil.Canan alt yazılı izlemeye alış bence :)


Yok ben alt yazıyı okiyim derken filmi kaçırıyorum.Alışmıyorum izlemeye falan :)


FD geyik derken yazındaki yasayla ilgili uzun açıklamanı kastettim :) İzleyeceğim filmi aklımda :) Yorumlarım sonra ama çok uzun olur :))


İzleyin arkadaşlar, güzel film yahu! :))


@ BlackRose
Zaten altyazıya alışmak demek altyazıyı okurken filmi kaçırmamak demek.Peki alışma.Sen bilrisin :)

@ Joey Potter
:) Ben de yorumlarda ki hoş sohbetten bahsediyorsun sandım :)
Yasalar mı :)Bazen tutamıyorum evet.Saçmalıyorum biraz iyi geliyo :)

@ SirEvo
Valla değerlendirmemi gören kaçıyo.Konusundan hiç bahsetmedim oysa ki :)


filmlerin heeepsini izleyeceğim.
aslında korku filmi sevmiyoyrum çünkü korkmuyorum ama bunu izleyeceğim inşallah korkarım :)) ayy lafa bak..

şu yazdığın sırayla filmleri izlemek istiyorumm!!


@Syhn
Artık neleri sevebileceğini az çok biliyorum.Bunlardan hiçbirini kötü bulmazsın.Sırayla izle :) Korku filmleri korkutmuyorlarsa saçma gelir ama belki ilk anlamlı korku filmin bu olur :) benim ki nasıl laf ama :)


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    7 ay önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar