Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Şibumi - Trevanian

Etiketler: ,


Ne Şibumi’yi ne de Trevanian adıyla ün salmış gizemli yazarı biliyordum birkaç ay öncesine kadar.Bir arkadaşımla kitap değişimi yapmam sayesinde böyle bir kitaptan haberim oldu.İsmi ilginçti kapağı enteresan.Arka kapak yazısı ilgi çekici, yazar hakkında söylenenler merak uyandırıcıydı.Kitabı elime aldığım sırada başka bir kitap okuyordum ve buna başlamak için onu çabucak bitirip büyük bir heyecanla bu kitaba başladım.Kitap hakkında daha ayrıntılı yorumlar yapmadan önce Trevanian’a değinmek istiyorum.

Gerçek ismi konusunda uzun yıllar çeşitli söylentilerin dışında net bir bilgi yokmuş.Kitaplarındaki karakterlere verdiği isimlerin gerçek ismine göndermeler yapmasından yola çıkılarak geçte olsa ismi öğrenilmiş.Söylenene göre kitapları tüm dünyada milyonlar satarken onun gerçek ismini bilen tek kişi kitapların yayıncısı Michael Carlisle’miş.

Yazar hakkında bilinmeyenler sadece ismiyle sınırlı değilmiş.Nerede yaşadığı kaç yaşında olduğu nereli olduğu ne iş yaptığı... kısacası hakkındaki hemen hemen hiçbirşey.Hatta onun bir “kişi” olduğu bile tartışılmış.Trevanian’ın birkaç usta yazarın birleşip meydana getirdiği “gizemli bir ünlü yazar” olduğunu düşünenler de varmış.Farklı zamanlarda Nicholas Seare ve Benat Le Cagot takma isimlerini de kullanmış.Şibumi’de de Benat Le Cagot bir karakter olarak yer almıştı.

Fakat bugün artık kim olduğu ne iş yaptığı nereli olduğu biliniyor.Gerçek ismi “Rodney William Whitaker” olan Amerikalı bir üniversite profesörüymüş. Amerikalı olduğuna bakmayın Şibumi’ de Amerika’yı yerin dibine sokmakta pek bi maharetliydi.Diğer kitaplarında da Anti-Amerikan söylemleri olduğu söyleniyor. ABD'nin aşırı kapitalist politikalarından rahatsızmış ve bunu da kitaplarına yansıtıyormuş.Şibumi’de dikkatimi çeken yazarın karşıt olduğu bir başka şeyde Araplar.Ama bu onun bahsini ettiği Araplar zaten tepkiyi hak ediyor.Amerika veya diğer yabancılarla gizli ortaklıklar kurup kazandıkları itibar ve servet karşılığında yabancıların kendi halkını daha kolay sömürebilmesine yardım eden Araplardan nefret etmek sadece Trevanian ait bir tavır değil.Gerektiğinde Yahudileri de eleştirebiliyor.Hatta Şibumi’de Japon kültürünü göklere çıkarmasına rağmen zaman zaman Japonların ayıplarını da söylemekten geri durmuyordu.Açıkçası onun bu dobralığını pek sevdim.Basklarla ne gibi bir ilişkisi olduğunu bilmiyorum ama onlara sempati beslediğini düşündürdü bana.Bu yüzden Şibumiyi okurken hafif bi V for Vendetta havası esmedi değil.

Çok bilge bir insan izlenimi vermesi daha en başından benim için hayranlık uyandıran bir özelliği oldu.Çok farklı alanlarda ayrıntılı bilgilere sahip olduğunu sanıyorum. Öyle ki bazı kitaplarında ayrıntılı olarak anlattığı çıplak elle öldürme teknikleri, müze soyma tekniği , bazı bünyelere ağır gelebilecek sevişme yöntemleri , mağaracılık teknikleri yüzünden hayatlarını kaybeden insanlar olduğu için bazı ülkelerde bu ayrıntılar sansürlenmiş veya sonraki baskılarında yazar tarafından kaldırılmış.Mesela Şibumi’de insan bedenindeki bir noktaya bir müddet baskı yapılması sayesinde otopside ölüm nedeni anlaşılmayacak şekilde bir ölümün hızlıca gerçekleştiği ancak bu tekniğin okuyanlar tarafından “gerçekten oluyor mu?” diye uygulanması ihtimaline karşı ayrıntılı olarak anlatılmayacağı dipnot olarak verilmişti.

Yazarın felsefeden zevk aldığını ve okurlarına da felsefeyi sevdirdiğini görebilirsiniz.Sıradışı , orijinal ve gizemli olması öne çıkan özellikleri diyebilirim.Aslında şöyle düşünüyorum okurları onun gizemli kalmasından hoşnuttu. Bu gizem, yazarla okur arasında farklı bir bağ kurmuş olmalı . Şöhret peşinde olmayan bir kahraman olarak kalması okurun gözünde onu daha da büyüttüğü kesin. Bir diğer faydası kitaplarındaki kusursuz kahramanların gerçekçiliğini arttırmada yazarın kendisinin de kahraman olarak görülmesi olabilir.Şöyle örnek vereyim.İstanbul Hatırasını okurken kitabın baş kahramanı olan komiseri zihnimde canlandırmada kendimi Ahmet Ümit’ten soyutlayamadım.Ahmet Ümit gibi bir adamdı o komiser.Ama Trevanian olarak bilinen yazarın, kitaplarındaki kahramanların canlandırılması sırasında okuyucuyu yönlendirecek kadar bilinen biri olması durumunda- o olduğu söylenilen fotoğrafını gördükten sonra söylüyorum – kesinlikle kahramanın inandırıcılığını olumsuz yönde etkileyecekti.Kısacası yazarın gizemi kitaplarının daha çok okunmasında etkiliydi.Ben böyle bir yazar olsaydım dayanamaz “Trevanian aslında benim derdim çok tutulan bir iki kitabım sonrasında” ama adam ondan fazla kitap yazmış ne gören var ne konuşan.Neyse kara haber tez duyulur derler ama ben en sona sakladım.Trevanian takma adını kullanan Rodney William Whitaker’ın 14 Aralık 2005 öldüğü bilgisi tarihinde verilmiş Michael V. Carlisle tarafından.74 yaşında hayata gözlerini yumduğu “söylenen” yazarın gömüldüğü yer yazarın vasiyeti üzerine ailesi tarafından gizli tutuluyormuş.Yaşamı gibi ölümü de esrarengiz olmuş görüldüğü gibi.

Gelelim Şibumi’ye.Öncelikle Şibumi ne , ne anlama geliyor onu söylemeye çalışayım.Çalışayım diyorum çünkü bunun tanımı pek net değil.Kabaca ; anlatılması imkansız bir basitlik demek.Anlatılamayacak kadar basit bir şeyi anlatma çabası.Söylenmesi bile gereksiz olan doğru söz.Bilgiden çok anlayış, ifade dolu bir sessizlik, hakimiyet peşinde olmayan otorite demektir şibumi.Yazarın kendi ifadesiyle “…yada onun gibi bişey.”


Spoiler vermek istemiyorum.Heyecanınızı azaltmak niyetinde hiç değilim.Kitap bana başlarda sanki yazarın kendisini anlattığı bir roman gibi geldi.Gizemli bir yazardan, kusursuz bir anti-kahramanın hikayesi.Kitabında yarattığı kahraman tam anlamıyla “mükemmel”. Altı dili anadili gibi konuşuyor bunu üzerine bir de dünyanın öğrenilmesi en zor olan Baskça’yı hapis yattığı bir dönemde basit çocuk kitaplarından kendi başına öğreniyor.Babasını hiç tanımıyor , annesi tarafından “mükemmel” olması için eğitiliyor.Go oyununu öğreniyor.Daha sonra bir Go ustasının yanına gönderiliyor.Bu oyunu hayat felsefesi haline getiriyor.Çocukken yaşadığı ve herkeste olduğunu sandığı dinlendirici etkiye sahip değişik bir deneyimi zamanla kaybediyor.Yeniden o dereceye ulaşabilmek için basitliği seçiyor.Falan filan.Konusuna girmedim rahat olun.Sadece sıra dışı olduğunu söylemek istiyorum.Özgün bir konu , akıcı bir anlatım.İlk başlarda kitabı sadece bu yüzden seviyordum.Beklentimi arttırdığı için daha sonraları aynı tadı alamadığımı söylemeliyim.Ama Amerika ve batı kültürü hakkındaki tespitleri çok hoşuma gidiyordu.Hemen hemen her tespitine katılıyordum.Kitabın ortalarından sonra bir “mağara” hikayesi var ki bana göre çok gereksizdi.Sanki bir gezisini anlatmıştı orada ve nereye bağlayacak diye merak ettim.Ama kitap bittiğinde gerçekten de orayı fazla ayrıntılı ele aldığını düşündüm.Doğrusu kitabın yarısına kadar “Okuduğum en sıra dışı kitap bu olacak galiba” derken kitap bittiğinde bunu söyleyemediğimi fark ettim.Ama güzeldi.Sevdim.Ve okuduğum için mutluyum.Bir ara go oyununa merak sardım.Bilgisayarda oynanan bir go oyununu indirip bayağı uğraştım.Basit bir kuralı var ama çok zor oynanıyor.Sinir oldum ve oynamayı ileri yaşlara erteledim. Sansürlenen ayrıntılar benim kitaba ve yazara olan hayranlığımı arttırmadı değil. Neticede güzel bir kitaptı ama ne bileyim sanki daha güzel olabilirdi.Okurken bir çok sayfayı not ettim.Arkadaşın kitabı olduğu için altını çizemedim. :) Çok uzattım.Gerçekten tavsiye ettiğim bir kitap.Ben şimdi yazarın en çok tavsiye edilen bir başka kitabı Katya’nın Yazı ‘nı okumak istiyorum.Okuduktan sonra bir şeyler yazarım.Hadi şimdilik kendinize iyi bakın.
11 Yorum:

Bayılırım tuhaf kitaplara, özellikle de best seller değilse...Lüzumsuz bilgilerle dolu olması cezbedici.
Sırada bekleyen kitaplarım biraz daha bekleyebilirler ;)
Okuduktan sonra bi yorum daha bırakıcam...


15 imde okuduğumda hayran olmuştum.Kitabı tekrardan alıp kızıma da okutmaya karar verdim yazınızı okuyunca:)


benim favori kitaplarımdandır, muhteşem karakter, bir solukta okunan kitap :)
mağaracılıkla ilgim olmadığı için bende sıkıcı bulmuştum oraları
ama bilgisayarda oynanan go'yu nerden buldun?
link verebilsen de bende indirsem, meraklısıyımdır da oyunun :)


Şebnem : Evet gerçekten bestseller kitapları erteliyorum ben de.Dha gizli saklı olanlar bence de daha cezbedici.Ama ben okuduktan sonra bestseller olmuşlar için lafım yok :)

Aysetun : Sanırım 79 senesinde çıkmış bir kitap.Bir annenin kızına sevdiği bir kitabı okutması çok güzel.Hele de kızınıza veya oğlunuza bir kitaplık bıraktıysanız müthiş olur.Ben çok merak ederdim annemin babamın gençliğinde neler okuduğunu. :)

drukiyyes : Uzun zaman oldu indireli ama şöyle biraz araştırdım süre kısıtlamalı bir tane buldum.benim indirdiğimde öyleydi zaten.İndirmek için tık tık :) kolay gelsin.


teşekkür ettim, indirip bi denicem :)


bu kitabı okuyalı takriben 7 sene falan oluyor fd'cim...ama öyle bir anlatmışsin ki yaş itibariyle azalan ve beni ilerde bunak bir kadın yapacak beyin hücrelerime sövdüm..değindiğin her şeyi unutmuşum ya fd...kitabi ikinci kez okumak farz oldu...


drukiyyes : ne demek :) iyi eğlenceler

dwarfwaves : Yaş yaş yaş .Ne oldu sana ablacım :) Ne varmış yaşında.Sen de ruhen çökmüşsün benim gibi.Kendini yaşlı hissediyosun.Gerçi ben yazdıklarında kendimi gördüğüm için sevmiştim en başından blogunu ve seni.Şimdi görüşlerini çok önemsediğim bir arkadaşımsın.Sen böyle yaş konusunda sorunlarını dile getirdikçe ben abla demekten çekiniyorum :) yok bişey yaşında.Sadece ruhen dibe batmakta pek bi maharetliyiz hepsi bu.


şibumi 10 yıl evvel bir doğum günümde hediye geldi.okumak ise 8 sene sonra kısmet oldu.bende bayıldım kitaba.her yerde anlatmak,hiç bir sayfasını unutmamak sitedim.şimdi yazınızı okurken kitabı unutmaya başladığımı farkettim.internetten biraz hatırlatma araştırması yapayım.
ejderha dövmeli kızıda okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.


Merhabalar,
Bir yazarlık teklifiniz var.
Çok yazarlı ve etkileşimli kitap inceleme topluluğumuzu, Elma Yayınevi’nin destekleriyle kurmuş bulunmaktayız. Henüz çok yeni olan bu toplulukta sizi de görmek bizi mutlu eder.
Bize katılın! Yayınlanmış ya da ilk kez yayınlanacak olan kitap yorumlarınızı bizimle paylaşmak isterseniz editor@okuryatar.com ‘da sizi bekliyor olacağız.
Bizi izleyin! Kendi bloğunuzda, facebook ve twitter sayfalarınızda http://www.okuryatar.com/ ‘a da yer açın.


Daha önce bu yazınıza denk gelmemişim demek ki yoksa kesinlikle yorumsuz geçmezdim.

Şibumi gerçekten mükemmel denebilecek kitaplardan ve dediğiniz gibi de sıra dışı. Sırf bu tarz kitaplardan çok etkilendiğimden okuduğum diğer kitaplara bağlanamadığımı hisssettiğim çok olmuştur.

Gelelim Go oyununa :) İşte bu nokta benim için önemli noktalardan biridir. Çünkü hayatımın oyunu diyebilirim. :) Oyunu öğrenmek için hangi sitelerden yararlandınız? Sadece bilgisayarda indirdiğiniz programdan öğrenmek , bundan keyif almak çok zor. Online pek çok site var. Eğer gerçekten oyuna karşı ilgi duyduysanız seve seve yardımıcı olabilirim.

Saygılar...


yorumun için çok teşekkürler :) ayrıca go oyunu için yardımcı olabileceğini söylüyorsun ki bu harika olur :) bunun için de teşekkürler . Tamam ben varım :)


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    9 ay önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar