Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Google Logoları


"23 Nisan Çocukların bayramıdır" demek ile "23 Nisan çocukların da bayramıdır" demek arasında büyük büyük fark var ve bence ikincisi daha doğrudur hem önemi hem de anlamı açısından. Çünkü bir süredir okul hayatından uzak kalmış birçok insan bugünün gerçek anlamını unutmaya başladı. Ben kendimden örnek vereyim ilkokulda her sabah okuduğumuz andımızı ezbere hatasız okuyamam. Önce bir kaç dakika çalışmam gerekiyor. Hatta geçen gün kutlu doğum haftası nedeniyle Engin Noyan burada bir konferans vermek üzere davet edilmişti. "Peygamber Efendimiz ve Merhamet" konulu harika konuşmasından ve din görevlilerinden oluşan Türk Tasavvuf Musikisi korosundan önce okunan İstiklal Marşı bile beni tedirgin etti. Çünkü uzun zamandır İstiklal Marşımızı okuma fırsatı bulamamıştım ve hatalı okumaktan korktum. Yok yok hata yapmadım ama önemli olan ona bu kadar uzak kalışımdı. Üniversitede okunmuyor ve 4 yıldır üniversitedeyim. Son 4 yılda toplasam 10 kez okumamışımdır. Artık evde arada sırada tek başıma okumalıyım galiba.Sahip çıkmalıyız sonuçta bu kadar güzel ve anlamlı marşı olan başka hangi ülke hangi millet var ki? Neyse demek istediğim insanların 23 Nisan'ı sadece çocukların kutlaması gereken bir bayrammış gibi görmeye başlamış olması. Oysa bu gün ismine "çocuk Bayramı" eklenmeden önce de kutlanıyordu. 23 Nisan'da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmıştı ve bu dünyanın bütün güçlerinin acımasızca saldırdığı bir savaştan galip çıktığımızın işaretiydi. Boyun eğmediğimizin resmiydi. 1935'e kadar Milli Bayram olarak kutladık 23 Nisanı. Sonra saltanatın kaldırıldığı gün olan 1 Kasım'da kutlanan Hakimiyet-i Milliye Bayramı ile birleşti. Çocuk Bayramı 1981'e kadar aynı gün kutlanan ayrı bir bayram olarak kaldı. 1981 de Milli Bayrama çocuklar da katıldı ve böylece birleşmiş oldu. Yani aslında 3 ayrı bayramın birleştiği özel bir gün 23 Nisan. Arkadaşlar üstte yazdıklarımı bir sonuca bağlamadan başka bir konuya geçecek olmama kızmazsınız umarım. Çünkü ben Bayramın(m)ızı kutladıktan sonra değişen google logoları hakkında bir kaç şey söyleyecektim. Google logolarının hikayesini dinlemek isterseniz buyrun :)



Google ın bu kadar sade olması her ne kadar Larry ve Sergey'in sadelik takıntılarının bir sonucu olsa da işin gerçeği web tasarımcıya verecekleri paraları yoktu. Kendileri yaptılar. Güzel bişey yapacak kadar becerileri de yoktu. Ortaya ancak böyle bişey çıkarabildiler. Renkleri nereden geliyor peki ? Larry ve Sergey arama motorlarını yaptıktan sonra sistemi güçlendirmek için daha fazla hafızaya ihtiyaç duymuşlardı. Paralarını tüketene kadar bellek satın aldılar. Bitince okuldaki eski bilgisayarlardan topladılar. Tabiri caizse çöpleri karıştırdılar. Sonuçta o eski parçalardan yeni bir sunucu meydana getirdiler. Ancak o dönemde o büyüklükte üretilen bilgisayar kasası yoktu. Onlarda Legolardan kendilerine kasa yaptılar. Bu renkler işte o toplama sunucularına yaptıkları kasanın Legolarının renkleri. Farkettiyseniz logolarını sürekli değiştirseler de renkleri ve sıralamayı değiştirmiyorlar. Bekleyin logoları sürekli değiştirmelerinin hikayesini de anlatıyorum?



Yanan Adam Festivali , tesadüfen ilk kez 1986 yılında San Fransisco’nun bir sahilinde yazın bitimini kutlayan bir grup gencin tahtadan bir adam heykelini yakmalarıyla başlamıştı. Sonra her yıl tekrar edilir oldu. Her yıl aynı dönemde bir haftalığına bu çöle kampa gidilir ve her türlü teknolojiden ve stresten uzakta kafa dinlenir eğlenilir. Dünyanın bir çok yerinden 40 binden fazla insan burada buluşur çölün ortasında geçici bir şehir kurulur ve festival bittiğinde burası en baştaki durumuna getirilir. Hiç gelinmemiş gibi yani. Herkes yiyeceğini dışardan getirir çünkü para geçmez burada. 1999 un Ağustos sonlarında Sergey ve Larry tüm çalışma arkdaşlarıyla birlikte bu festivale katıldı. Bir çok teknoloji uzmanı sanatçı yazar ve on binlerce özgür insan. Sergey gitmeden önce Google logosu üzerinde deneysel bir çalışma yaptı ve yanan adamın farklı bir çizimini, Google ın ikinci "O" sunun üzerine yapıştırdı. Ve bunu siteye koydu. Google çalışanları bunu gereksiz bulmuşlardı ama gereksizliğinden daha önemli bir sorun vardı bu logo google’a saldırılıp siteyi çökertmeleri halinde sistemi ayağa kaldıracak kimsenin olmadığını çünkü herkesin festivalde olduğunu haber veriyordu insanlara.Neyse ki saldırı gelmedi. Aradan aylar geçti ama Sergey’in logo değiştirme merakı bitmemişti. Cadılar bayramında google’ın o ları üzerine balkabakları koymuş ve bunu yeni logo olarak değiştirmek istemişti arkadaşları tepkiliydi ama Sergey kullanıcıların google’ın da insanların değer verdiği şeylere değer verdiğini bilmesinin iyi olabileceğini düşünüyordu. "Dünyadaki herkese google ın cadılar bayramını önemsediğini duyurmalıyız" diyordu. Yaptılar ve çok olumlu tepkiler aldılar. Bu tepkilerden sonra Sergey’in yeni logolar üretme merakı daha da arttı. Herkes Sergey’in bu hevesten vazgeçmesi gerektiğine inanıyordu. Çünkü kullanıcılar değişiklikten etkileniyorlardı. Birileri için iyi olan diğerleri için kötü olabiliyordu. Bir ülkenin zaferi başka bir ülkenin hoşnutsuzluğuna neden olabiliyordu. Dini bayramlar ve günler de aynı şekilde sorun teşkil ediyordu. Artık tüm dünyanın ortak değerleri üzerine çalışmaya başlamışlardı. Olimpiyatlar gibi. Dünya günü, festivaller, sanatçılar gibi şeyler.


Kısacası Google doğuşundan günümüze kadar sadeliğini korudu hızını arttırdı ve bu sayede kullanıcılarının sevgisini ve güvenini kazandı. Kullanıcıların gözlerini yormadı kafalarını karıştırmadı ve ilginç logolarıyla insanlarla dostluk kurdu. Gelecekte de bu yapısını değiştireceğini sanmıyoruz. Kendi tasarımının patentini bile aldığına göre daha uzun yıllar Google ı bu sadelikte kullanmaya devam edeceğiz.

Diğer Logolar için Şuraya bakabilirsiniz.


2 Yorum:

geçen günkü 23 nisan logosu bizi kimsenin takmadığını hatırlattı..

ilk önce görünce vay artık tüm dünya bizim bayramımızı kutluyor zannetim fakat daha sonra google.fr ve diğer ülkelerdeki google sitelerine bakınca 23 nisan doodle ının yalnızca türkiye de görüntülendiğini anladım..

yabancılar bize sevgililer gününü, chiristimas ı ve bütün bayramlarını empoze edebilmiş ama biz bırakın dini bayramları 23 nisanı bile kabul ettirememişiz...

23 nisan logosu yalnızca bunu hatırlattı bana..


Bunun için ben bir yazı yazmıştım şurda Tık Tık Çok daha önce farkettiğim bir konuydu.


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    7 ay önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar