Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Sayntifik Notlar 4


Ben çooookk eskiden Sayntifik (scientific) Notlar başlığı altında 42 yıllık yani yaklaşık 500 sayıdan oluşan Bilim Teknik Dergisi arşivinden okuyup seçtiğim şeylerden yola çıkarak yazdığım yazılar vardı. Sağ tarafta kategoriler kısmında görmüşsünüzdür. Sessiz sakin sırasını bekliyordu. Faydalı olduğuna inanıyorum hem benim hem de okuyanlar için. Eğlenceli hale getirmek konusunda elimden geleni yapacağımdır. İçiniz rahat olsun. Hadi başlayalım bakalım neymiş nasılmış bu sayntifik notlar ?
(Not1: tavsiyem okurken içinize neşe dolsun isterseniz alttaki şarkıyı oynatmaya başlayın ve okumaya devam edin.)
(Not2: İçinize neşe dolmak zorunda değil. Siz bilirsiniz)
(Not3: Şşşş ortamı germeyelim.)



Ben küçükken mahallemizde komşu teyzenin (rahmetlik oldu) 8 9 tane ördeği vardı ve bunlar her gün sabah bizim mahalleden çıkıp şarkılar söyleye söyleye kendi başlarına köy kahvesinin önünden geçip yaklaşık 300 400 metre ilerde başka bir mahalledeki su kanalına giderlerdi ve akşama yakın kendi kendilerine eve dönerlerdi. Bizim de tavuklar vardı onların da. Onların tavukları arasından biri kuluçkaya yatacak olsa gelir bizden yumurta isterlerdi. Annem de kaç tane varsa verirdi. Buzdolabına girmiş yumurtadan civciv olmazdı o yüzden sağdan soldan toplanırdı bu yumurtalar. Aldıklarının yerine de bize ördek yumurtaları verirdi. Her ne kadar biz istemiyor olsakta. Zaten annem sevmezdi ördek yumurtasını çünkü yumurta mil kokardı. Biz çocuklar o ördekler ve bizim tavuklar için topraktan solucan çıkarmayı pek severdik. Küçül salça tenekelerine doldurur sonra da onların önüne atardık. O zamanlar faydalı bişey yaptığımızı sanardık. Şimdi emin değilim o kadar. Bizim gördüğümüz bulduğumuz en uzun solucan 50 cm felandı. O da uzandıklarında o kadar olurlardı. Ondan daha büyük olabileceklerini de düşünmezdik. Ama öyle değilmiş. Avustralya'da 1000'in üzerinde doğal toprak solucanı türü varmış(doğal olmayanı ne demekse artık ) ve Megascolides adındaki toprak solucanı türünün uzunluğu 3 metreyi buluyormuş. Yazının tam da burasında bi kaç kez "ohaaa" "çüşş" yazdım ama sonra sildim. iyi ki silmişim :) Bu 3 metrelik devasa yılanlar- pardon bunlar solucandı değil mi ? - 5 yıldan daha uzun yaşıyorlarmış. Ama tarım ürünlerine zarar verdikleri için insanlar tarafından toprağa atılan zehirli ilaçlar yoluyla öldürülüyorlarmış ve yok olma tehlikesi yaşıyorlarmış. Görsel ararken şu habere rastladım bence insanlar çılgın. Tık tık




Çocuk yapan kadınlar bedenlerinin yıkıma uğradığını düşünüyorlar. Oysa gerçek hiç de öyle değilmiş. Hamilelik sürecinde anne karnındaki fetustan kopan kök hücreler doğumdan sonraki 10 yıl boyunca anne kanında yaşıyormuş ve bir anlamdavücutta devriye geziyorlarmış. Yani hasarlı bölgeleri onarma işini yapıyorlarmış. Hatta fetustan kopan bir miktar beyin hücresi anne beynine doğru yol alıyormuş. Bilim adamları bu yolculuğun hasarlı beyin hücrelerinin onarılması maksatlı olduğunu düşünüyorlarmış.Eğer kanıtlanırsa Alzheimer ve felç gibi hastalıkların yol açtıkları beyin hasarlarının bu doğal yöntemle tedavi edilebileceği söyleniyor.En az 3 çocuk o halde :) Hey hey durun bi dakika erkekler için bişey yok mu? Aman banane benim yeni beyin hücrelerine ihtiyacım yok zaten :)




Arkadaşlar boğaların kırmızıya gıcık olmalarına rağmen renk körü olduklarını biliyorsanız size başka bir şey söylemek üzereyim. Kediler tatlıyı algılayamıyorlarmış. Tatlı geni yokmuş onların. Memeli hayvaların çoğunun dilinde tatlıyı algılayan protein yapıdaki almaçlar kedilerde bulunmuyormuş. Şu ana kadarki bilgiler kedilerden başka "tatlı geni" ne sahip olmayan memeli olmadığı yönünde. E peki neden pastaya böreğe süte tatlıya dalıveriyorlar diye sorabilirsiniz. Efenim bu hayvancağızlar insanlara yaranmak onlar gibi olmak isterken genellikle onların sinirlerini bozacak işler yaparlar. Genelde başımızı en fazla derde sokan hayvanlar bunlardır. Mesela benim iş eğitimi dersi için kağıt hamurundan özene bezene ve büyük zorluklarla yaptığım ayrıca inanılmaz gerçekçi duran filimi, kurusun diye bıraktığım odada "fare sanıp" parçalayan kahramanın adı "Kedi" idi. Kızmadım. Kızar mıyım hiç. :) Kızarım evet. Kızdım.




Henüz sıcaklar gelmedi. Haziran geldi neredeyse ülkemizin sağına soluna kar yağıyor. Küresel soğuma yaşıyoruz sanırım. Ama yaz yazdır sıcak gelecektir :) Bunaltacaktır. Bu yıl yazın serin geçeceğini söylüyorlar ama kusura bakmasınlar ben güvenmiyorum bunlara. Neden çünkü bu kışı da 1000 yılın kışı yapmışlardı biz bişey görmedik. Her neyse dondurma diyecektim. En sevdiğim şeydir galiba. Bence yazı kışı da yoktur. Peki nereden gelmiş bu dondurma ? Batıdan değil hayır. Asya'dan. Marco Polo Çin gezisinden meyveli dondurma tarifleriyle dönmüş. İtalyanlar bu dondurmaları sütle yapmayı denemişler ve geliştirmişler. Buantalerdi adlı İtalyan aşçı Catherine de Medicis'in daveti üzerine Fransa'ya gitmiş ve saray halkı için dondurmalar yapmış. Sonra bir Sicilya'lı olan Francisco Prcopio 1692 de ilk dondurma dükkanını açmış Paris'te.Çocukların 'onların arkasıyla kulak karıştırıyorlar" diyerek kandırıldığı dondurma külahlarının ortaya çıkışı da 1904 St. Louis'de düzenlenen Dünya Fuarı'ndadır.


Bugünlük bu kadar yeter sanırım. Umarım eğlenmişsinizdir. Görüşmek dileğiyle hoşçakalın. Bir şarkıyla veda etmek istiyorum. Size gelsin.


Beirut - Postcards From Italy
4 Yorum:

3 metrelik solucan için "ohaa" dememeyi tercih ediyosun...sen gerçekten beyefendi bi arkadaşımızsın :D
Hamilelik hakkındaki bilgi de çok işime yaradı doğrusu; 4 tane çocuk isteğime bilimsel bi kılıf bulacağımı biliyordum da senin bloğundan çıkar sanmıyordum :)
Bütün bu bilimsel bilgilerin gölgesinde kalan "ördek yumurtasının mil kokması" ,"çocukların dondurma külahlarının arkasıyla kulak karıştırılıyor geyiğine inandırılması " gibi küçük notlar da genel kültür dağarcığımıza renk kattı :) Sağol varol Fd.

ps: yazıyı, alttaki şarkıyı başlatıp içime neşe dolaraktan okudum,bilgine :)


Ohaaa demek konusunda aklıma gelen bir karikatürü paylaşayım seninle Tık Tık 4 Çocuk iyidir. Allah analı babalı büyütsün :) Şarkıyı dinleme tavsiyeme kulak verdiğin için teşekkürler :) Sevgiler.


:D Bunu görmüşüm sanki bi yerde ...töbe töbee :))


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    1 yıl önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar