Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Firarperest | Elif Şafak



Benim bir takım planlarım var ki onlar “rahatta” uygulamaya konulmak üzere bekliyor bir köşede. Mutlaka izlenmesi gereken 250 filmin büyük bir bölümü, mutlaka okumalıyım dediğim kitaplar, sevdiğim sanatçıların albümleri, gidip görmeliyim dediğim yerler, yapıp etmeliyim dediğim daha bir sürü şey. Nasıl ki doğum günü pastası mumlara üflenmeden önce yenilmiyor , nasıl ki damat gelinliği nikahtan önce görmüyor, nasıl ki şu anda aklıma gelmeyen buna benzer durumlar var ; benim de “ bir gün mutlu olduğumda” yapmak istediğim şeyler var işte. Belki de mutluluk bunları yapmaktır diyenleriniz olacak ama bence “mutluluk” beklenen bir misafirdir. O geldiğinde ona ikram edecek bir şeylere sahipseniz daha mutlu olursunuz. “Mutluluk” mutlu edilmesi gereken bir misafirdir. Yoksa sıkılır gider. Ona ikram edeceklerinizi o gelmeden yerseniz “mutluluk” yanınızdaymış gibi olmaz tam tersine onun yokluğunu ve eksikliğini daha derinden hissedersiniz. Artık onun gelmesinden bile korkmaya başlayabilirsiniz. Kendinizi aciz, bencil ve günahkar hissedersiniz. “Ak akçe kara gün içindir” demiş büyüklerimiz. Evet genellikle birikim kötü günler için yapılır. İnsanlar kazandıklarının önemli bir bölümünü harcamayıp emekli olmak için çabalarlar. Çoğu yatırdığı parayı yiyemeden ölür gider. Ama yine de emekli olmak isteriz. Çünkü biz erken ölenlerden olacağımızı düşünmeyiz. Geç ölmek her ne demekse artık. Velhasılı kelam ben kötü günlerimizi düşünerek yaptıklarımızın yanında iyi günlerimizi düşünerek de birikimler yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Huzurlu değilken tüketeceğimiz her ilk ve her heves ve her güzellik ve her zevk bence ziyan olmak akıbetini beraber paylaştığımız şeyler olup gidiyor.

İşte Elif Şafak kitapları benim rahatta okuyacağım kitaplar arasındaydı. Ama mutluluk “zili çalıp kaçan fırlama çocuk” gibi davranınca “ziyan olmak kimin umurunda” deyip açtım kitabın kapağını. Bunun için ciddi ciddi yüz görümlüğü gerekti. Firarperest’ i henüz ilk günü daha 30. sayfasındayken otobüste unuttum. Hep yolda binen o kadın yüzünden oldu. Otobüsler koltuklar tam dolduktan sonra mı çıkmak zorunda. Ve yolda hep yaşlı kadınlar mı biner otobüse ? Gitti gül gibi kitap. Artık kargaşada kitabı nereye koyduysam. Neyse ertesi gün memlekete yolculuk vardı ve hemen gidip yeni bi kitap aldım. Çünkü daha başındayken sevdim ben Firarperest’i. Yol 13 saat olunca bitti hemen. Ah “mutluluk” da yanımda olsaydı dedim içimden. Ama bu biraz da onun kaybı. Kendi istedi bunu. Uslu dursaydı mesela. Yoo yüzüne de söylerim bunları. Merak ediyorum “Mutluluk” ağırbaşlı bir misafir midir ? Ciddi midir ? Saygı bekler eminim ama laubaliliğe müsaade eder mi ? Galiba kararında samimiyet gerekli.

“Aşk” kitabını geçen yıl bir arkadaşım hediye etmişti. Ama “aşk” ı anlatan kitaplardan uzak duruyorum hala. Çünkü ben aşkı kitaplardaki gibi yaşamak istemiyorum. Kitaplardakine kötü demiyorum. Ama yaşadıklarımın hissettiklerimin daha önce yaşanılıp hissedildiğini öğrenmekten korkuyorum. Okursam yaşadıklarımın yaşayacaklarımın ne kadarı benim ne kadarı kitabın belki bunu ayırt edemem diye korkuyorum. Belki bende olan çoğu şeyi o kitapta bulurum. Bu beni mutlu etmez ama. İçimde çok çirkef bir ses var. Vesveseci, kıskanç, yalancı, aksi bir ses. Benim olsa da hissettiklerim o “kitaptan” der. Kendimden emin olmaya harcayacak gücüm kalmaz. Özellikle böyle bir konuda. Her şeyin rüya gibi geldiği bir durumda. İkna ediciliğim yüksektir ama kendimi ikna edemem. Ayrıca aşık olamamak bir hastalıksa ve ilacı aşk kitaplarıysa benim öyle bir hastalığım yok. Aşık olmak hastalıksa ve ilacı kitaplarsa benim taburcu olmaya niyetim yok. Belki ilerde fikrim değişir. Çünkü değişmem demedim hiçbir zaman. Kim bilir belki gün gelir aşkı Amfizrem gibi görürüm nefes kesen. Ama severim yine bu hastalığı ve kitapları da sigara gibi görüp açık alan kapalı alan demem tüttürürüm.

Firarperest’i sevdim. Bunu benim söylemem garip ama bence bütün kadınlar okumalı. Doğrusunu söylemek gerekirse okurken kendimi ara sıra dışlanmış hissettim. Kadınlarla sohbet eder gibi zaman zaman. Ama kadını anlatması onu kadınların okuması gerektiği anlamına gelmez. Tam tersineerkekler okursa amacına ulaşır o bölümler. Kadın kitabı demiyorum. Çünkü öyle bir kitap okumadım henüz. Ama erkeklerle söyleşi yapmış gibi gelen hiçbir bölüm yok. Olması gerekiyor mu ? Biz buraya nerden geldik ya ?

….

Yukarda noktalı yerde “Kadınlara yönelik cinsiyet ayrımcılığı” hakkında düşündüklerim yer alıyordu ama yazı oldukça uzadı ben de onu bir sonraki yazımda uzun uzun konuşmaya karar verip kestim.

Firarperest okunursa eğer bir günde okunur çünkü akıcı. Zaten roman olmadığı için istediğiniz zaman açıp birkaç başlık okuyabilirsiniz. Tam bir yolculuk kitabı. Bir fikir kadını Elif Şafak. Düşünür. Bu kitapta da bir çok konuya dikkat çekmiş, tespitlerde bulunmuş, sakin sakin yazmış. Zamanla sebebini anlayacağımı umarak satırlarında mistik bir havanın olduğunu söylemek istiyorum. Böyle kokulu şeyler sanki. Huzur veren bir üslubu var. Belki de bir söyleşisini dinlediğimde aklımda kalan akıcı konuşması ve sakin sesi yüzündendir.

Üzerine “iyi günler için” yazılmış bir sandıktan çıkarılmış kitap “Firarperest”. Okuyun.
8 Yorum:

Anlaşılan her zamanki Elif Şafak, hemen okunmalı...


Ben bir de kitaplara karşı duygusalım. Mesela benim kitabım o şekilde kaybolsa, yenisini alamazdım, sanki başka kitapmış gibi geliyor o zaman :)


! incebellibardak : Köşe yazılarını okusam da yazıda belirttiğim sebeplerden kitaplarına dokunmuyordum. Okumalı evet. :)

francesca mckennitt :
Şimdi bana kaybolan kitabımı verseler.. diyesim geldi.Aynı şeyi ben de düşünüyorum. Ama bu o kitabı tekrar almamam için sebep değil. İlkler...


Böylecee kendi "mutluluğumun" ne kadar edepli uslu sadık dizimin dibinden ayrılmayan bi çocuk olduğunu farkedip şükrediyorum :))

"Baba ve piç" ini aldım,şu an okuduğumdan sonra sırada o var.Firarperest te eklendi şimdi listeye.Sevgiler Fd ...


@Taze Kahve

Herkese edepli mutluluklar o zaman :)

Ben bu kitapları bir çırpıda bitirmemeliyim diye düşnüyorum Bilge. Zamanla. Keyfini çıkara çıkara. Sevgiler Taze Kahve !


keşke noktalı kısmıda uzun olur demeden doldursaydın, tam okuyacak moddaydım çünkü.
sepetimdeki kitaplar taştı diye çıkarmıştım sepetten önceliği başkalarına vermitim yani geri koyayımda bir romanı çıkarayım bu sefer. ille de çıkaracağım ama di mi :)

mutlu olmayı beklemek ne kdr doğru, bilmiyorum.

ömür dediğin bir gündür, o da bugündür...


@Syhn

Ben her kitapçının önünden geçerken kitap alır oldum. Ne kadar çok kitabım olduğunu onları okuldan eve taşırken anladım. Çok oldu yani baya bi çok oldu. Olsun ama. Mesela hayalim var benim böyle kendi tasarımım olan daha doğrusu tasarımında yer aldığım bir evin çatı katında kütüphane benzeri bir kitap okuma odası. Küçük bir oda da olmalı sadece müzik dinlemek için. Bir oda da film izlemek için. Böyle devam eder gider. Kitaplar iyidir yani.

Diğer bir yazıda ayrıntılı olarak anlatırım noktalı kısmı. Çünkü bence önemli bir konu.

Aslında herşey mutlu olmayı beklememem gerektiğini gösteriyor. Vazgeç bundan. Mutlu olmak için gelmedin diyor bir yanım. Yaşa ve defol git diyor aynı yanım. Diğer yanım da madem dediğin gibi herşey o halde beklemenin ve ümit etmenin tadını çıkarayım bir müddet daha diyor. Aslına bakarsan iki yanıma da hak veren bir yanım daha var. Ben o yum işte.


Ben de Elif Şafak okumaya karar vermiştim. Aşk dışındakilerden bir tercih yapmak yapmak istedim. Aslında popülariteyi içim kabul etmiyor. bu sebepten olsa gerek Elif Şafak'ın ted'de ki konuşmasını(http://www.ted.com/talks/elif_shafak_the_politics_of_fiction.html) dinleyene kadar oldukça ön yargılıydım. O konuşmadan snra evet okusam iyi olur dedim. Kitaplara baktım, herkeslere sordum en sonunda hiç tavsiye almadığım firarperesti seçtim. Nedeni; ismi ve arka kapak yazısı.. belki kapağı da.. Listemdeydi ama yine son anda başka bir kitapla değiştirdim.. Neden bilmiyorum ama Elif şafakla buluşamama sorunumuz var. Bilge karasunun da dediği gibi bazen kitaplar bizi seçer.. Onu beklemeliyim sanırsam.

Elif şafak'a bu kadar ön yargılı yaklaşmamın sebebi aslında dücane cündioğlunun yazısıydı (http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=30.08.2009&y=DucaneCundioglu)Ki dücane cündioğlunun yeri çok başkadır..

Belki bir gün herhangi bir Elif Şafak kitabı beni seçer.. kim bilir.. :)


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    11 ay önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar