Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Özür dile İsrail !


Türkiye eski Türkiye olsaydı ! Çok eski de değil hani şöyle 10 yıl önceki Türkiye. Ne bir gemi kalkardı o limandan zulme inat, zalime inat, zulme ve zalime karşı sessizliğe inat. Ne de cesaret ederdi İsrail ile inatlaşmaya bir koca ülke Türkiye. Bacak kadar boyuyla yakınındaki DEVletlerin anasını ağlatan uzağındakilerin analarına da arada bir selam çakan bir ülke İsrail ile ters düşmek ne haddimizeydi o dönem. Kendi derdimiz kendimize yetiyordu. Ekonomik kriz, başımızdaki tecrübeli beceriksizler, terör, siyasi çekişmeler, toplumsal geçimsizlikler, Kıbrıs, Yunan, Ermeni, Kürt sorunları ve daha fazlası varken biz bizden yapmamızı istedikleri şeyi yapıyorduk . Oturuyorduk oturduğumuz yerde. Zaten istedikleri şeyleri yapma konusunda tatsızlık çıkarmamamız için yok muydu tüm o sorunlar ?

Bundan birkaç yıl önceydi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül komşu ülke Azerbaycan’ı ziyaret ediyordu. Aliyev ile Gence’de bir sokaktan geçişleri vardı. Tüm halk evlerinin penceresinden onları izliyordu. Sokaklar bomboştu. Dükkanlar kapalı ve vatandaşların dışarı çıkması yasaktı. Bu gelenek Sovyet Rusya zamanından kalan bir alışkanlıktı ve bu durum bize garip geldiği kadar garip gelmiyordu onlara. Tıpkı oradaki gibi Türkiye’de de çoğu siyasetçi o eski “kalıbının adamı olamayan” Türkiye’nin siyasetçileri ve hala eski alışkanlıkları ile hareket ediyorlar. Yeni dünya düzenini kafaları almadığı gibi eskiyi de unutma eğilimi gösteriyorlar. Kimler mi bunlar? Korkuları onurlarından büyük olan eski kafalılar. Bakın ne diyor KK “'İsrail'e şunu yapacağız, bunu yapacağız'. Hiçbir şey yapamazsın sen. Senin yapabilmen için önce sende yürek lazım”

Değişti Türkiye. Bir kabile reisi tarafından Libya çöllerindeki çadırında kendisine küstahça öğütler verilen bir ülke yok artık. Amerika’nın ordusuna “Bizim çocuklar” dediği bir ülke yok. Bosna’nın yüz sene Türkiye’nin yeniden gelmesini hayal ettik ama gelmedi Srebrenitsa’da gelecek diye bekledik yine gelemedi dediği Türkiye yok. Sırpların Bosna’da “Gelirsiniz diye çok bekledik” diyen atalarımızı katletmesini eli kolu bağlı izleyecek bir ülke yok artık. Açlıktan nefesi kokan bir ülke yok. Lüksemburg’un 1 milyon dolar ile yardımda bulunduğu bir ülke yok. Artık Avrupalının ekonomik kriz yüzünden ülkelerindeki marketleri yağmaladığı bir dönemde, Yunanistan’ın bu sebeple adalarını satışa çıkardığı, formula pisti tadilatı için bile borç aldığı bir dönemde, İngiltere’nin ,İtalya’nın, İspanya’nın battığı bir dönemde, Somali’ye tek başına 460 milyon dolardan fazla yardım edebilen , muhtaç ülkelere yardım gemileri gönderebilen, imf’den paçasını kurtarabilmiş tek ülke Türkiye. Kendi iç sorunlarını açık ve korkmadan konuşup tartışabilmenin yanında komşu ve kardeş ülkelerde de olup bitenlere kayıtsız kalmayan bir ülke artık Türkiye. Daha güçlü. Daha itibarlı. Daha onurlu. Daha bağımsız. Daha kendisi bir ülke Türkiye.Eğer eski Türkiye olsaydı İsrail’e barbar demek yalnızca bir dil sürçmesi ile olurdu. Olmuştu çünkü.

Eğer eski Türkiye olsaydı , hani olmazdı ya oldu diyelim bu Mavi Marmara katliamı. Emin olun özür dileme polemiği hiç olmayacaktı. Karşılıklı olarak özürleşmiştik bile. İsrail’den tırsan bir Türkiye’nin “Senin rızan olmadan zulüm altındaki aç, susuz ve sefil haldeki Filistin halkına yardım gönderme gafletinde bulunduğum için özür dilerim” şeklindeki özrüne karşılık Türkiye’nin Orta Doğu’da Asya’da, Afrika’da ve hatta Balkanlarda lider bir ülke olacağına ihtimal vermeyen İsrail de çekinmeden “He ya biz biraz eşşeklik ettik sanırım . Sizi fazla abartıp geminize topla tüfekle daldık hem de uluslararası karasularında. Gelmeyeydiniz iyiydi ama oldu bi kere. Özür dileriz. Bir daha olmasın. “ derdi. Ama devir değişti. Karşısında bölgesel bir güç var artık İsrail’in. Hatta kendisinden fersah fersah uzaktaki ülkelerle dost ilişkiler geliştirmiş bir yarı küresel güç var. İsrail yaptığına bin pişman. Özür dileriz dilemesine ama bunu yaparsak Türkiye’yi kimse tutamaz diyorlar. Belki seçimlerde Türk hükümeti gider diyerek “özür için zaman verin” dediler. Gitmeyip daha da güçlü gelince “özür dilemeye dileyecez bari kelimelerimizi doğru seçelim de rezil olmayalım” diyerek sırf özür dileme metni için özel dilbilimciler tuttular. Özür dilediklerinde ilişkilerin eskisi gibi olabileceğine de inanmıyorlar açıkçası. Yani önlerinde biri mavi diğeri kırmızı kablosu olan bir saatli bomba var İsrail’in. Özür dilersem ne olur, dilemezsem ne olur. Bekletirsem ne olur. Her halükarda başına gelecekleri önleyemeyecek. İki ucu boklu değnek.

Özrü kabahatinden büyük denir ya. Aynen öyle işte. Utanmadan bir de “Pkk’ya yardım ederiz” diyorlar. Terörist bir devletten başka ne beklenir ki ? İspanya bunları kovduğunda Almanya yok etmek istediğinde kim sahip çıkmıştı bunlara. Nankör oldukları kadar da kalleşler. Şimdiye kadar kendilerine şefkat için uzanan ellerden bir Osmanlı tokatı yemeden uslanmayacak bunlar. Şunu çok iyi biliyorlar ki her şey Türkiye’nin bir göz kırpmasına bakıyor.Tüm dünyanın dışladığı bir dönemde Türkiye’nin elinden tutup dünyaya döndürdüğü İran bir işaret bekliyor, Mısır da öyle , Ürdün’ün de kuyruk acısı var, Lübnan’ın da, Suriye’nin de. Bunu bildikleri için korkudan ne yapacaklarını ne diyeceklerini bilmiyorlar.



Ama dileyecek. Başka çaresi yok. Neymiş efendim “Özür dilemeyiz ama üzgünüz”. Gerçekten mi ? Napalım şimdi ? Seni üzdüğümüz için biz mi sizden özür dileyelim ? Üzgünüz demekle olmaz. Biz de üzgünüz, biz 9 şehit verdik biz de üzgünüz. Bizden bir farkınız olmalı. Ben çok üzgünüm mesela. Onlardan biri akrabamdı. Daha yeni yuva kurmuştu. Daha yeni baba olmuştu. Şimdi ardında iki yaşındaki kızı Melek , gözü yaşlı annesi ve eşi . İkimiz de sadece üzgünsek ya biz de sizin gibi barbarız, katiliz, zorbayız, işgalciyiz. Ya da siz öldürmeyi bildiğiniz gibi pişkinliği de iyi biliyorsunuz. Tazminat öderiz diğerlerini yaparız ama özür dilemeyiz diyorlar. Suçlusun. Tazminatı zaten vereceksin. Doğrusu senin parana kimsenin ihtiyacı da yok. Ama onu ödemen “Ben bir eşşeklik yaptım” demenin fiiliyatı hükmünde olacağı için ödeyeceksin. Yoksa şehit ailelerine devletimiz ve İ.H.H elinden geldiğince destek oluyor zaten. Hatta onların anısına öğrenci yurtları, spor salonları, kültür merkezleri yapılacakmış. 9 Şehide 9 eser projesi başlatılmış. Filistin dönüşü annesini umreye götüreceğini söylemişti ama dönmek nasip olmamıştı. İ.H.H onun bu arzusunu bile yerine getirdi ve annesini kutsal topraklara gönderdi. İsrail’den beklenen en önemli şey özür .




“ Tüm Türk halkından, insanlıktan, şehit ailelerinden özür dilemelidir İsrail”

“Ben yine barbarlık yaptım demesine de gerek yok”

“Ben Filistin’in suyuna kısırlaştırıcı kimyasal ilaçlar katıyorum ama bu Türkler kalkmış dünyanın bir ucundan buraya su getiriyordu itirafına da gerek yok”

“Özür dilerim. Pişmanım ” de İsrail.
4 Yorum:

senin ruhuna görmüş,geçirmiş,gezmiş,dolaşmış,okumuş,bilmiş,100 duyargaçlı bir yaratık kaçmış..parmaklarına,düşünebilen,kıyas yapabilen beynine zeval gelmesin..
not:otobüste şortlu kıza vuran o şerefsizden daha şerefsiz israil,lakin binde biri kadar lanet görmüyor ya ben buna yanıyorum...


Bu kadar şey benim içimde mi şimdi? Sanmıyorum . Herkesin düşündüğü şeyler . Ben yazdım o kadar. Lânet de birikir diyorum ben. Sağol.


çok güzel özetlemişsin fd...ayrıca kod numarası icinde tesekkurler..Bundan sonra daha dikkatli olucam..


Teşekkürler. Evet daha dikkatli olalım hiç değilse. Zaten sen duyarlı bi arkadaşsın.


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    9 ay önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar