Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Islıksız Adam

Etiketler: , ,



Hatırlamıyorum burada daha önce bu problemimden bahsettim mi ama sadece bu problemime özel post girmediğimden eminim. Evet blogda 350 civarında yazı yazdım ve bunların içinde ıslık çalamama problemimden daha önemsiz yüzü aşkın yazı mevcut. “Evet ıslık çalamıyorum” temalı postuma hoşgeldiniz. Yazının bundan sonraki bölümü için alt paragraflara bakınız. Farkındayım buraya yazdığım şeyler için bazen “yazı” bazen de “post” adını kullandığımı farkettiğinizi. İkisinin de gönlü kalmasın diye öyle. Ayrıca benim bilinçaltımda “yazmak” kalemle yapılır. Sorma neden ?

Tekrar ediyorum. Ben ıslık çalamıyorum. Şarkı söylerken çalınanından bahsetmiyorum. Hani şu yüksek sesli ve parmaklar kullanılarak yapılanından. Cedricvari bir ifadeyle söylüyorum ki ; eğer erkekseniz ve ıslık çalamıyorsanız sizin içi hayat gerçekten çok zor. Üzerimdeki baskıyı ancak benim gibi ıslık çalma özürlü erkekler anlayabilir. Ve erkek gibi ıslık çalan kızlar; sizler benim ve benimle aynı kaderi paylaşan erkeklerin hayatını daha da zorlaştırdığınızın farkında mısınız?

Tarih 2008’in son ayları. Üniversitede son üç yılımızı geçirdiğimiz eve henüz taşınmadan önce 8 ayımızı geçirdiğimiz iki katlı evin alt katında yaşam mücadelesi verirken. Bir gün çıktım dışarı ayakkabılarımı bağlıyorum tam bitti kalktım ayağa düzelttim şöyle kılığımı kıyafetimi; üstteki teyze (ev sahibinin de yaşlı teyzesi olur. Yalnız yaşar. Sık sık bastonuyla alt kata mesaj gönderir mors alfabesini kullandığını sandığımız bir şekilde) balkondan ( hemen başımın üstünde) seslendi; evladım şu patates kamyonunu durdurur musun ? Dünyam başıma yıkıldı. Çünkü o arabayı durdurabilmek için çok geç kalmıştık. Araba tam kapının önünden geçiyordu çünkü. Dünya üzerinde yaşayan pek az insan için bu durum “geç kalınmışlık” olarak nitelendirilir ama benim için herşey çoktan bitmişti. Ya arabayı yakalayıp kendimi önüne atana kadar kovalamalıydım yada saçma sapan bağırmalıydım. Birincisi daha uygundu benim için ama o tereddüt halinde bir arabaya bir balkondaki teyzeye bakarken o ihtimalin bir anda elimdeki kar tanesi gibi eridiğini hissettim. Ben teyzenin benden böyle bir istekte bulunacağına yanlışlıkla kafama bir kova sıcak, pis ve sabunlu su dökmesinin daha güzel olabileceğini düşünürken O bana sanırım yaşlı bir teyzeye kasıtlı olarak yardım etmemek suçundan “yazıklar olsun !” bakışı atıyordu. Tek diyebildiğim şu oldu ; teyze ben sana pazardan bir torba patates alırım akşam okul çıkışı.

Başıma gelmiş başka bir “Islıksız adam” hikayesi daha anlatayım size. Müzeyyen abla orta yaşlarda bekar bir akrabamızdır. Yalnız yaşar. Bunda hiç zorluk da çekmez. Erkek gibi kadındır zira. Biner bisiklete çarşıdan kasabaya gelir gider felan, görseniz bildiğiniz şoför Nebahat. Bilgisayar yavaşlamış gel bi format çek dedi. Gittim baktım formata gerek yok. Bi kaç temizlik, bakım ve ince ayardan sonra istenilen hıza ulaştı. İndim apartmandan. O da geldi arkamdan. Tam dış kapıdan çıktım bir de baktım ne göreyim. Bizim kasabaya giden otobüs tam önümden geçiyor. Daha önce bahsettiğim nedenlerden yine geç kaldım diye düşünüp birkaç hızlı adımdan sonra yavaşlayıp durdum. Arkamdan kulakları sağır eden bir ıslık ve 100 metre ilerde duran otobüs. Dönüp Müzeyyen Ablaya baktım. Bana “ Hadi koş bin “ dedi. Kendimi çantası sırtında servise binen anaokulu öğrencisi gibi hissettim. O gün karar verdim boynuma düdük asmaya. Ama onu da yapmadım.


Hergün dershaneye ve kursa gitmek için otobüse binmek zorunda olan bir erkek için ıslık çalamamak sorun olmaktan çıkıp “herkesin gözleri önünde otobüsü kılpayı denilecek zamanlama ile kaçırma fobisine" dönüşmektedir. Hiç koşmasaydım keşke dersin. O gitseydi sonra ben gelseydim dersin. Keşke biraz daha hızlı koşsaydım dersin. Keşke daha erken çıksaydım dersin. Keşke şimdi herkes bana bakmasa dersin. En azından dükkanın önünde oturan bakkal, manav, berber ve diğerleri görmeseydi bu halimi dersin. Bu işkence bir sonraki araba gelene kadar devam eder.

Aslında çalsam çalarım ( Bkz :If I Want to Whistle i Whistle ) ama deneyip çalamamak korkusu var. O yüzden hiç denemiyorum. Deneyip çalamamaktan ne kastettiğimi alttaki Kuzey-Güney dizisinden bir sahne çok güzel anlatıyor. Kıvanç’a katılıyorum ve ıslık çalamayanlar adına tüm otobüs şoförlerine sesleniyorum. “ Burdayım ben görmüyor musun ?”
Islık çalamayanlar birleşip Taksimde "Biz burdayız görmüyor musunuz ?" şeklinde pankartlarla yürüyüş mü yapsak ?


12 Yorum:

ben de ıslık çalamıyorum ama istersem çalabilirmişim gibi geliyor ama ben ıslık çalsam yakışmayacağında da çlamasam da olur gibime geliyor ama sen çalmalısın gerçekten.
bi kaç sn de olsa kıvançı görmek iyi geldi yalnız kıvaçta olsa salak demekten kendimi alamıyorum :)
sen koca otobüsü görmedin mi be adam?

izlemyiorum ya diziyi bende bu kdr yorum olur ancak :)


seni yeniden aramızda görmek mutlu etti. Evet sen ıslık çalma. Sen çalma bari :) ben de en kısa zamanda alıştırmalara başlaycm. Kıvanç orda başında bin türlü bela ile oturuyo o yüzden kafa dağınık hoş gör :) aslında kötü dizi değil seyhan. Hani kore olsa kesin izlemiştin :)


"(Her bir cümlenin altına ikame olunacak denden.)

Od'u beğendin mi, fiyat/performans değerlendirmesi beklerim.


ya ne iyi oldu bu akşam senin bloğunu açmak... az gülüyodum sanki, şu an herşey yoluna girdi,keyifler yerine geldi :))

ıslık çalamaman kimin umrunda 5 dk. da bilmem kaç haneli şifreli çantayı açan 007 şeysi değil misin sen ? evet evet O sun ;))


Harika bir yazı :)

Fd olsun çalma nolucak. Ama dene, ben çok denedim gerçi hala çalamıyorum. Bir kız arkadaşım var Allahım nasıl bir ıslık çalmak süper, bana ögretmeye kalkıştı yok yapamıyorum. Nerdeyse bogulucam ama olmuyo işte :)


Islık çalmak degilde format atmayı bilmek isterdim, acaip yavaş bir bilgisayarla ugraşıyorum :(


ebruhu. : Teşekkürler dendenci çocuk :) (") Başladım ama bitiremedim. ilerleyemiyorum. Ama güzel ondan eminim. İskender Pala Habertürk'te Pelin Çift'e "Bilinmeyen" e konuk olmuştu. O programı çok beğenmiştim. İstersen sen de izle bak nasıl bir kitapmış "Od"
http://www.youtube.com/watch?v=ssUIJosvzNg

Tazekahve : Bilgecik :) ne iyi oldu geldin. Ne iyi oldu yorum yaptın. Ve ne iyi oldu daha iyi olduğun. iyi olsana sen. Ayrıca moral verip teselli etmene de ayrıca teşekkür ediyorum. :)

Aslı : Hoşuna gitmiş olması mutlu etti :) teşekkürler. deniyorum da sonra ben ne yapıyorum derken buluyorum kendimi. Biri beni denerken görse acır bana. :) Format için değil de daha hızlandırma ve temizleme için bişeyler yapılabilir burdan. İstersen bi gün hallederiz.


Gerçektenmi? inan çok sevinirim :)


:))çok iyi yaa ,olabilir ama hepimizin başaramadığı şeyler var iş itiraf etmeye gelse ortaya neler çıkar??


☺ öyle ama işte.. Yapamadığımız şeyler keşke bu kadar yapmak zorunda olduğumuz şeyler olmak zorunda olmasa ☺


bak o benim içimde de bir yaradır.seneledir her maça gidişimde açılır o yara yeniden...


sen erkek değilsin en azından :) ve kimse ıslık çalamadığın için gülmez sana.


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    1 yıl önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar