Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Fetih 1453


Hep düşünür hep sorardım “Neden zaferlerle dolu tarihimiz sinemaya uyarlanmıyor?” diye. Yabancılar olmayan tarihlerini, tutulacak tarafı olmayan mücadelelerini defalarca farklı açılardan büyük bütçeli filmlerle beyazperdeye taşırken ve bu yapıtlar tüm dünyada rekorlar kırarken biz sadece gidip izliyor ve “Adamlar yapmış abii” diyorduk. Öyle ki bizim topraklarımızdaki destanlara bile el uzatmışlardı birkaç film ile. Tamamen hayal ürünü olan mekanlar, karakterler ve destanlar çok satan kitaplardan olduğu gibi alınıp dünyanın parası harcanarak film yapılıyor ama biz gerçek olan, yaşanmış, tüm dünyayı ilgilendiren tarihi olaylarımızı kulaktan kulağa anlatmaktan ileri gidemiyorduk. Milyonlarca Türk sinema severin sinemadan evine giderken “Ah ulan İstanbul’un Fethini, Çanakkale Zaferini , Malazgirt’i çekeceksin ki bunun gibi… ” dediği film sayısı 20 ye yaklaşıyordu. Türk sineması son yıllarda hızlı gelişmeler yaşadı. Yabancı filmler yerli filmlerin gerisinde kaldı izlenme rakamlarına bakıldığında. Ve gerçekten de çok daha kaliteli filmler ortaya çıkıyordu. Yurt dışında ödüller alan filmler, yönetmenler, oyuncular da bu gelişmenin bir kanıtı ve sonucuydu. Üstelik komşularımız her zamankinden daha çok izliyordu bizi. Dizilerimiz, filmlerimiz bu ülkelerde izlenme rekorları kırıyordu. Artık tüm dünyanın izleyeceği efsane filmler yapmanın zamanı gelmişti.

Aslına bakılırsa zengin tarihimizin özenilmeden çekilmiş filmler ile cazibesini kaybetme tehlikesi de vardı. Bu açıdan düşünüldüğünde şimdiye kadar yapılmamış olması Türk sinemasının ne kadar geride kaldığını gösterdiği için üzücü olduğu kadar teknolojinin en iyi imkanlarından faydalanarak önemli gelişmeler kaydeden sinemamız için konu zenginliği açısından büyük şans.


İstanbul’un Fethi’ni anlatan bir film çekilmeye başlandığını duyduğumdan beri büyük bir beklenti içine girmiştim. Film çekimlerinin uzun bir zamana yayılmış olması, teknolojik imkanların daha önce hiçbir filmimizde olmadığı kadar etkin kullanıldığı ve çalışmaların titizlikle devam ettiği yönündeki haberler de ümitlendiriyordu beni. Fragmanı yayınlandığında ise verilen emeğin hangi boyutlarda olduğu ortaya çıkmıştı. Filmde 150 bin kişi görev yapmış ve 17 milyon dolar ile şimdiye dek çekilmiş en yüksek bütçeli Türk Filmi olmuştu. İyice sabırsızlanıyordum izlemek için. İlk gün izlemek istedim ama kuzenlerle gideceğimiz için ikinci gün gitme fırsatı bulduk. Günün son seansında girmiş olmamız ve filmin uzun olması gece 01:00 de çıkmamıza neden oldu. Ama sabaha kadar sürse izlerdim.


Gelelim filme.” İyi ki ilk gün izlememişim” dedim. Çünkü ilk gün izleyenlerin eleştirileri sayesinde kırılan büyük beklentim filmden daha fazla zevk almama yardımcı oldu. O eleştiriler olmasaydı beklediğim kadar güzel bir film izlemiş olarak çıkacaktım sinemadan. Ama o eleştiriler , beklemediğim kadar güzel bir film izlememi sağladı. Eleştiriler için eleştirenlere teşekkür ediyorum. Ama gördüm ki insanlar bazen sırf eleştirmek için eleştiriyor. Yok şu sahne burdan , bu sahne şurdan , şu sözler şu filmin, bu kıyafetler ordan. Sanırsın adamlar 17 milyon doları youtube’dan video indirip montaj yapmaya harcamışlar. Yok öyle bir şey. Evet daha güzel olamaz mıydı olurdu. Onu da bekleyelim “bu film olmamış” diyenler yapsın değil mi ? Yapsınlar da övgüler yağdıralım, yapsınlar da “Helal olsun” diyelim. Yapsınlar da görelim hangisi daha iyi olmuş. Yapsınlar da karşılaştıralım. Daha iyisi yapılana kadar en iyi filmimiz budur arkadaş. Beğenmemenin bir çok nedeni olabilir. Beğenmeyenlere saygı duymak lazım. Sonuçta hala İstanbul’u hangi padişahın fethettiğini bilmeyecek kadar tarihinden uzaklaştırılmış milyonlarca gence sahip bir milletiz. Konstantin neresi diyenleri duydum salonda. Bu izleyiciler için film eminim oldukça sıkıcıdır. Diğer yandan Osmanlı’yı reddeden , onu öcü gibi gören, geçmişinden utanç duyan, kabuğunu beğenmemiş, kendini 90 yıllık yerden bitme bir millet sanan bir kesim de mevcut. Bu insanlar Osmanlı’ya yönelik her olumlu düşünceyi Cumhuriyet’e saldırı olarak görmekteler. Oysa Cumhuriyet Osmanlının yerine gelmemiştir ki. Cumhuriyet ile değişen yönetim şeklidir. Bir yönetim şeklinin yerine başka bir yönetim şekli gelmiştir. Yani Osmanlı zamanında bu topraklarda yaşayan ve düşmanla savaşan millet ülkeyi terketmiş yerine şimdiki insanlar doluşmuş değildir. Ama bunu kabullenemeyen bir kesim var ve bu film onlara göre oldukça tehlikeli(!). Beğenmemenin sebebi sadece ideolojiktir veya cehalettir demiyorum elbette. Ama bu iki faktör bence azımsanmayacak kadar çok insan için geçerli. Başka nedenleri de olabilir izleyenlerin ; engin tarih bilgisine sahip güzel insanlarımız mesela. Bunların içinden “yetersizdi” veya “eksikti” diyenler var. Haklı olabilirler ama bu filmin bir belgesel olmadığı gerçeğini göz ardı ediyorlar . Bu filmi çekenlere “İstanbul’un Fethi” konulu bir dönem ödevi verilmiş değil sonuçta. Büyük oranda tarihi gerçeklerle bağdaşan bunun yanında kendine özgü bir hikayeye bir kurguya sahip bu film. Ayrıca her tarihi bilginin filmde kullanılması da gerekmiyor. Bu konudan bir çok film çıkar. Şimdilik bize onca para harcanarak aynı konudan başka bir film yapılması gerçekçi gelmiyor ama zamanla daha üstün teknolojilerle daha farklı bir kurguyla daha güzel filmler çekilecektir. Bu film bir başlangıçtır.

Özetle ; yapılan eleştiriler bizi değil bundan sonraki önemli projelerde elini taşın altına koyacak olan cesur yapımcıları ilgilendirir. Film izlenmeye değer. “Bu film bana layık değil” diyenlere de saygımız var ama aynı üstün sanat ruhlarını “Recep İvedik” in Türkiye’nin en çok izlenen filmi olarak kaldığı yılların her saniyesinde de bu acımasızlıkla kullanmalarını beklerdik. Ben filmi beğendim. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Emek verince oluyormuş demek ki diyor ve gerek kendilerinden gerekse diğer film yapımcılarından daha iyi filmler bekliyoruz.

11 Yorum:

Ahh Truva'yı izleyip methiyeler düzen, 1453'ü de yerin dibine sokan zihniyeti hiç anlamıyorum.
Ben de bir belgesel değil film izleyeceğini bilerek giden bir izleyiciydim ve kesinlikle beğendim..!


Fetih 1453'e hala çoluğunu çocuğunu götürmeyen hem muhteşem bir kişisel gelişim seminerini hem de ecdadımızın ruhundaki özgün dokuyu hatırlama fırsatını kaçırıyor demektir...

Güzel ve gerekli bir paylaşım bu blogcanım.emeğine yüreğine sağlık :)


bozbek ; bence gayet güzel olmuş. Kimse dünyanın en ıyi filmi olmuş demiyo zaten.

Taze Kahve; değil mi ama Bilge. Böyle filmler yapılsa da gençler nereden geldiklerini bilse. Kendini birilerinin karşısında aciz hissetmese. Biz de yaparız diyebilse.


Her tarihi filmin içinde kurgu vardır. Dünya sineması da böyle, haliyle bizde daha fazla.

Fatih beğenmişsin bişey diyemiyorum. Ben sadece bu bir ilk diyorum. Bundan sonra yapılacak olan tarihi filmler çok daha iyi olucaktır.

Günlerdir bizde bu filmi tartışıyoruz, her şeyiyle. Bilmiyorum..


evet bu bir ilk ve ilk film için insanların acımasızca filmi eleştirmesi doğru değil. Daha ıyi olabilirdi. Ama bu da kötü olmamış. Bence tabi :)


harika yazmıssın..fılmı henuz ızlemedım ama o kadar cok elestırıldı kı büyüsünü kacırıyorlar..sormak ıstedıgım bır sey var, asırı sıddet ve cınsel ıcerıklı az da olsa sahne var mı? 9 yasındakı kızım ıcın uygun mu degıl mı onun ıcın soruyorum..


Daha fazla şey okuma bence film hakkında. Git izle. Ama 9 yaşındaki kızın için uygun olduğunu pek düşünmüyorum. Bi kere ona hitap etmiyor. Anlamaz çoğu kısmını. Savaş sahneleri bazen çok kanlı. O yaştaki bir çocuk için bence uygun değil. Şiddet var. Cinsellik yok.


Valla kimse sevmedi diye izlemeyecektim şimdi bunu okuyunca izleyeyim bari:)


İzle izle :) Beğeneceksin.


ben de senin gibi düşünenlerdenim, filmi büyük grurla göğsüm kabararak izledim.. bir türk olmasam fiml öyle muhteşem gelmezdi bu bir gerçek.. ama filden çıkınca da iyiki türk torunuyum çocuğuyum demek çok güzeldi..


Aynen tüm söylediklerine katılıyorum.Sinemadan çıktım bütün milli duygularım tavan yapmış,her şeye kulp bulan tipler varya yok burası olmamış yok şurasını unutmuşlar diye konuşuyorlar.Acayip sinirlendim.Ama sonra başkalarıyla da konuşunca büyük bir bölüm filmden memnun.Ben de çok beğendim zaten :)


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Gitme Vakti - Hani evde diğer odaların kapı pencereleri açıksa birini açıp kapattığınızda diğerleri de açılır veya çarpılır ya gürültüyle... Yağsız kalmış menteşeler "N...
    2 gün önce

Zaman bardaktaki sıcak çayı bile daha iyi hale getiremiyorken biz güzel bir aşkı ona emanet ediyoruz.


Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Son Yorumlar

Blog Arşivi