Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Zamanın Ruhu

Etiketler: ,


Bu postu uzun zamandır yazmak istiyordum. Hep erteledim. Araya daha fazla zaman girip "yıllar yıllar önce bi keresinde..." şeklinde başlamamak için bu posta; bugün yazmak istedim. Sizinle bir kaç fotoğraf paylaşmak istiyorum.

Çoğu insan gibi ben de geçmişe ilgi duyarım. Geçmiş şaraba benzer bence; Yıllandıkça güzelleşir, yıllandıkça değerlenir. Ama farkettim ki ben yaşadığım geçmişi daha çok merak ediyorum. İlla yaşamış olmam da gerekmiyor aslında, ben yaşarken yaşanmış olması da yeterli. Paralel bir yaşam da olsa yeterli. Aynı yağmurda ıslanmış olmak, aynı sıcaktan şikayet etmek, aynı şehirde birimizin ağzını çeşmeye dayayıp içtiği suyun diğer tarafta hiç tanımadığımız bir insanın ölüm döşeğinde dudaklarına damlatılan bir damlaya dönüşüyor olması kızının elindeki pamukta. Bunları düşünüyorum bazen.


önce videoyu başlatın derim



Geçen yaz kuzenim ve halam (bizim buralarda hala'ya "bibi" denir) ziyarete gelmişti üniversitede okurken oturduğum evde. Aslında bir kısmınız o şehri de ilçeyi de iyi biliyorsunuz. Ama bu yazıda bir gizliliğe ihtiyaç duyduğum için ismini vermeyeceğim. Neyse , bu ziyeret sırasında bulunduğum şirin ilçeyi gezdirmeye çıkardım onları. Gaffar Okkan'ın kabrini ziyaret edelim dedik ve mezarlığa kadar yürümeye karar verdik. Yolda çok eski ve terkedilmiş iki katlı ahşah bir eve rastladık. Kapısı açıktı. Yanında fotoğraf çekelim dedi kuzenim. O da eskiye meraklı. Zaten Sanat Tarihi mezunu kendisi. Fotoğraf çekme sırasında içerden gelen tıkırtıları duyunca köpek mi diye merak ettim. Şöyle kapıdan içeri bakalım derken ev sahibini bulduk karşımızda. Adam alt katta evden söktüğü tahtaları çuvallara dolduruyordu. Selam verdik ve fotoğraf çekerken içerden sesler duyduğumuz için baktığımızı anlattık. Tam geri dönüyorduk ki adam " Çıkıp evi gezebilirsiniz. Korkmayın ev sağlam. Böyle harabe olduğuna bakmayın. Üç kez test yapıldı ve civardaki evlerden daha sağlam olduğu söylendi" diye seslendi. Biz de "Neden olmasın ? İki dakika gezelim madem" dedik ve halamı da alıp evi keşfe başladık. Bugünün soğuk duvarlara sahip evlerinden çok farklıydı. Oldukça ferahtı tüm eskiliğine rağmen. Ve hiçbir lamba olmamasına rağmen inanılmaz ışıklıydı tüm odalar. Nefes alıyordu ev. Neredeyse her odada bir banyo vardı. Bu banyolar, odaların duvarlarına gömülü elbise dolapları gibiydi. Alt katta zeminde yer alan bir kapı vardı. Daha doğrusu ahşap bir kapak. Buradan kışın odunluğa gidiliyormuş. Ev sahibi bizi serbest bıraktı ve kendi işine döndü. Biz de yukarı katlara çıktık. Ve bir kat daha vardı. Çatı katı. Ne olabilir ki dedik ama yine de çıktık. Meğer bir dünya varmış orda. Bir girdik 2 saat çıkamadık ordan. Etraf darmadağınıktı ama kimin umurunda. Burada bir tarih yatıyormuş meğer. İnceledik de inceledik. Saatlerin nasıl geçtiğini anlamadık bile. Alttaki yaşlı adam bu evin sahibinin oğluymuş. Şimdi onun bile torunları varmış. Babası bilmem ne rüştiyesinde okumuş. Çatı katında eskiden bir kız kalıyormuş. Tabi şimdilerde o da yaşlı bir kadınmış. Ama o eşyaların tamamı o kadına ait değilmiş. Ev boşaltıldığında gereksiz görülen şeyler buraya istiflenmiş. Şimdi size bu çatı katında neler bulduğumuzdan bahsedeyim biraz. Daha doğrusu bulduklarımızdan " paylaşılabilir" olanları. Çünkü bir kısmı özel hayata müdahale olur. Hadi bakalım lafı çok uzattım.


Burası ikinci kata çıkan merdiven. Bence oldukça estetik. Ev sahibi " O dönem için orta derecede varlıklı bir ailenin evi böyleydi" dedi. Yani sandığımız gibi geçmişte varlıklı olan bir ailenin evi de değilmiş burası.

Burası da çatı katı. O kapı çatı katına giriş için değil ama. Merdivenin bittiği yerden başlıyor evin bu bölümü. O kapı da sanırım depo gibi kullanılıyormuş


O zamana ait dergiler, mecmualar, kitaplar haline getirilmiş. 5 - 6 Tane kitap vardı böyle.






Mode Hit 77. Benden 11 yıl önce.

O zamanlar Twitter Facebook nerdeee :) Pampişler de yoktu. Adile Teyzesi vardı kuzucuklarının. Şu videoyu izleyin bi dakika. Sonra geri gelin buraya. Hadi. Bekliyorum ben sizi.






Peygamber Efendimiz'in Soy ağacını bulduk. Bu arada bugün Peygamber Efendimizin dünyaya geldiği gün. Tüm Müslüman aleminin Mevlid Kandili mübarek olsun. O değil de Hz. İsa'nın doğum günü neredeyse bizim ülkemizde bile Noel tatiline dönüşmek üzereyken neden bugün yarım gün bile tatil değil..



Hadi görüşmek dileğiyle.

16 Yorum:

çok güzel, çok beğendim, harik abir post olmuş!

Adile teyze, o eski ev, ahşap depo kapısı, eski kokan mecmualar!

çok kıskandım, orada olmak isterdim ben de! benim en büyük hayalleirmden biri ...

yok buraya yazmayacağım, kendime post olarak yazacağım^^ hatırlattığın için teşekkürler!


Ne güzel şeyler, ne güzel bir hatıra.. Zevkle okudum :)
Hügoya selamlar.. Hayırlı kandiller.. :)


nini : beğendiğine sevindim :) Yazacaklarını merak ediyorum. :)

Doctor Blue Ballon : Evet çok güzel bir hatıra oldu. Geçerken yanından sadece.. neler yaşadık işte. Hayırlı kandiller Doctor ):


ne güzel bir mekanmış, Adile Teyze'yi izledikten sonra youtube'dan çıkamadım benzer videoları izlemekten :) hayırlı kandiller.


:) öyle.. Youtube'un da öyle bir huyu var ...


Senin bloguna geliyorum yazılarını okuyorum ama Fatih bu yazından öyle keyif aldımki anlatamam.

İnan orda olmayı çok istedim. O merdivenler, her odadaki banyolar, onlar gözümde canlandı zaten. Romanlar, dergiler, ya bende orda olmalıydım :)

Zamanın bir ruhu oldugu gibi, o evinde hem ruhu hemde kalbi var.

Çok güzel bir yazıydı Fatih saol.

Birde nerelisin? eniştem Yozgat'lı ve onlarda hala larına bibi diyolar.


Pardon :(

Hayırlı kandiller diliyorum..


yazın bi kez daha giderim. Sen de gel o zaman :) hem bazı şeyleri sahibinden ıstemeyi düşünüyorum. O mecmualar felan.. Bibi kelimesi öz Türkçede olan bir kelime. Hala normalde annenin kız kardeşine denirmiş. Bibi de babanın kardeşine. Nereliyim? Malatya.


Şu hala olayına takılırsak aynı ilçeye düşecek gibi yolumuz Fatihcim:)
İnan taa ilk okul yıllarıma gittim.Adile Naşit ben ilkokuldayken ölmüştü.
Yayınladığın kitaplar bizdede vardı inan ki annemde moda meraklısıydı burda dergileri ve diğerlerini karıştırdığımı hatırlıyorum.
Güzel konu inan keyifle okudum.Yaşayarak.
Geçmiş kandilini kutlarım.Tatil konusunda çok şey söylerim ama yeri değil.Üzücü tabi...


Böyle paylaşımlar okuyunca "ben de orda olcaktım ! ben de orda olcaktım !" hayıflanmasından alamıyorum kendimi :) Ama ne güzel vakitler geçmiştir o çatı katında :) Demek ki napıyoruz eski binalar gördük mü geçip gitmiyoruz ve burası bi ganimet merkezi olabilir mi diye dönüp bakıyoruz değil mi:))Fotoroman olayına hiç vakıf olamadım da burda dergiler ganiydi mahallemizin terzi ablacığında onu da biliyorum ama :))hala vardır da gerçi :) en büyük zevkim gidip sayfaları karıştırmak olurdu hep.şimdilerde ala dergisinde yaşadığım hadise. ya benim çenem mi düştü ne :D harika post yine blogcanım benim , sevgiler :))


Can canım, canım arkadaşım kandilin mübarek olsun.

Özentilikte son noktadayız ve ısrarla kendi değerlerimizi yok sayıyoruz.

Umarım kendi değerlerimize, kendi inançlarıma sahip çıkarız.


super biz yazı olmuş ellerine sağlık :) ama sanırım ben eve girmekte biraz tereddüt ederdim..ama sen çok iyi yapmıssın. bencede orada kalanları al saklansın kaybolmasın eski hatıralar.


İpucuna bak sen gaffar okan ın kabristanına yakın bi yerler:)
ev şahane ananemin çook eski bi evi vardı orda da böyle fotoromanlar dergiler hatta eski moda elbiseler vardı ah ah aklıma getirdin:)


Kafe de Mola : Aynı ilçe değilmiş öğrenmiş oldum:) Ben Adile Naşit'in ölümünü hatırlamıyorum. 88 doğumlu olduğum için. Sevindim keyif aldığın için :)

Tazekahve : Est. ne çene düşmesi . Hep söyle. Hep konuş. Biz bi keşif timi mi kursak ne yapsak :)


ஐ๑LeiThYcAt๑ஐ : Olur mu hiç cat. Deme öyle kızarlar sana. Kınarlar bak. Değerlerimize sahip çıkmak yerine tinerciliğe sahip çıkarız biz. #hepimiztinerciyiz ya hani. Deme öyle değerler felan. Kınarlar seni.

yeşil elma : sen girme zaten :) Kızlar girmeyin siz. Dünya bu kadar güzel değil. :) Evde denemeyin diyelim de :)


iρεκβöcεĝι~ : Bak bunu yeni öğreniyorum :) İpucu verelim değil mi. Sonuçta arkadaşlarımız bilsin. Onlardan sakladığımız bişey yok :) O değil zaten bir sürü güzel fotoğrafı geri silmek zorunda kaldım. Çok fazla fotoğraf yükleyince tema geç yükleniyo. Çünkü anasayfada 12 yazı birden açılıyor. Son 4 yılda gittin mi peki ?


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    7 ay önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar