Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Leyla İle Mecnun | Nizami

Etiketler: , ,


Bundan yaklaşık bir ay kadar önce kuzenimin düğünü için Adana'ya gitmiştim. Yolda canım sıkılmasın diye kitap almaya karar verdim , gideceğim günün sabahı erkenden açık bir kitapçı aradım ve nihayet buldum. Aklımda ne bu ne de başka bir kitap vardı. Tek kriterim yolda bitirebileceğim kalınlıkta ve akıcılıkta olmasıydı. Sonra "Leyla ile Mecnun" çarptı gözüme. Bir "Leyla ile Mecnun" dizisi fanatiği olarak " Ohaaa.. Leyla ile Mecnun'un kitabı çıkmış laaan ! " demedim ama başka dizilerde böyle olayların yaşandığı aklıma geldiği için kitaba uzanırken gülümsedim. Kitapçı neden gülümsediğimi anlamadı. Anlatmadım. Aldım ve çıktım. Yolda bitti.

Kitabı aldım çünkü "Leyla ile Mecnun" un bir aşk hikayesi olduğunu, Mecnun'un Leyla'ya olan aşkı yüzünden Mecnun adını aldığını, gerçek adının Kays olduğunu, o aşk sayesinde ilahi aşkı bulduğunu biliyordum. Başka da bir şey bilmiyordum dürüst olmak gerekirse ( ki gerekir). Kulaktan dolma bilgilerle yetinme durumu ne zamana kadar sürecekti ?

Ben bu eseri çok daha uzun hayal ediyordum ama aldığım kitap 255 sayfaydı ve 80 sayfası Allah'a yönelik güzel sözler, yakarışlar, dualar ve sonrasında peygamber efendimize, dört halifeye ve eseri sunduğu padişaha övgüler için ayrılmıştı. Öyküye başlamadan oğluna da öğütler veriyordu. Hikayeden biraz bahsetmemi beklemeyin zaten herkes biraz biliyor. Ama tamamını okumadıkça "biliyorum" demeyin bence. Size Nizami'nin öyküye başlamadan önce yazdıklarından örnekler verebilirim ama.

Mesela birazdan paylaşacağım alıntının Cern deneylerini anımsatıyor olmasından daha ilginç yanı eserin 900 yıl önce kaleme alınmış olması bence.

" Sanır mısıın ki ipeklere sarılmış bu yedi kümbet nedir, nasıl yaratılmıştır diye uğraşırsan bir şeyler öğrenirsin ? Hayır, yaratılış gizinin gerçeği, bu gören gözle görülmez. Bu ip, kaza ucu bulunabilecek şekilde dokunmamıştır. Allah gücünün ipucu ; o düğüm hiç kimseye açılmamıştır. Bu dünya denen kağıt parçası nasıl oluşturuldu diye, bütün akıllar aciz ve deli oldular.

Eğer biri bu dünya dediğimiz kağıt parçasının nasıl yaratıldığını bilseydi; belki kendisi de öyle bir dünya yaratırdı. Dünya halinin gerçeğini kavramak olanaksızdır. Onun nasıl olduğunu düşünmekse hayalin de üstündedir. "


Bu kitabı yazmasının nedenini de anlatıyor Nizami;

"Bir gün, uğurum açık, neşeli bir haldeyim. İçimde huzur ve sevinç kaynıyordu. Sanki Keykubat Padişah'tım.
...
Düşündüm ki zaman, çalışacak zamandır. Ne zamana dek boş oturup bir iş yapmayayım ?
...
O anda bir postacı gelip Şah Hazretlerinin buyruğunu getirdi. Şöyle yazılmıştı ;

... İstiyorum ki, Mecnun'un aşkını anarak, dizilmiş inci gibi sözler söyleyesin. İstiyorum ki, elinden gelirse, bakir Leyla gibi sözde de birkaç bakir söz anıtı dikesin."


Ancak Nizami herkesin bildiği ama kaleme almadığı alamadığı bu efsaneyi nasıl anlatabileceğini bilmemektedir. Sınırları çizilmiş bir konuyu hakkıyla yazamayacağından endişe duyar ve şöyle der oğluna ;

" Şahtan emri alında, aklım gönlümden dimağıma gitti. Ne Şah'ın buyruğundan çıkmaya cesaretim ne hazineyi elde etmek için gidilecek yolu görecek gözüm var. Zayıflığımdan ve yaşlılığımdan utanıyordum."

Nizami aşk gibi yolunu bilmediği bir konak üzerinde ne denli ince söz söyleyebileceğini düşünürken oğlu ona cesaret vermiştir. "Hüsrev ve Şirin yazdın, bu kadar insanları sevindirdin. Şimdi Leyla ile Mecnun' u da yazmalısın." diyen oğluna Nizami şu cevabı verir ; Ama ne yapayım, bu iş göründüğü gibi değildir. Bir yönden güç, bir yönden kolaydır. Fikrim geniş, göğsüm dardır.

Sonra şöyle der ve kitabı yazmaya koyulur ;

" Efsanenin geçidi dar olunca, söz o dar yerde dönüp dolaşmaktan topal olur. Söz alanı geniş olmalıdır ki, şairin gücü orada biniciliğini göstersin. Bu efsane gerçi ünlüdür ama içinde neşe ve naz adına bir şey yoktur. Söze çeşni veren, neşe ve nazdır. Süssüz söz sıkıcı olur.

Bu Arabistan çöllerinde geçmiş bir serüvendir. Bunda çöllerin kuruluğu, dağların sarplığından başka bir şey yoktur. Böyle dar bir konuda, aşka ilişkin ne söylenebilir ? Bu konudaki acı ve üzüntü yüzünden, şimdiye dek kimse bunun hakkında bir şey yazmadı. Yazanların aciz kalmaları yüzünden , şimdiye dek bu efsane yazılmadı. Madem ki dünyanın şahı, bu kitabı benim adıma yaz diyor, konunun darlığına karşın onu güzellikte öyle bir yere vardırayım ki, Şah Hazretleri onu okudukça yolunun üzerine delinmemiş inciler dökülsün. Onu okuyan donmuş, duygusuz da olsa, kesin aşık olsun."

Okuduktan sonra aşık olur musunuz yoksa zaten aşık olduğunuzun farkına mı varırsınız bilmem ama ben okuyunca kendi içimdekilerle kıyasladım haddimi aşarak. Nasıl bir sonuca vardığımı sormayın. O bende kalsın.

5 Yorum:

Merak ettim. Okumak istediğim kitaplar listesi gözümü korkutuyor ama bunu da bi not edicem yine :)


Okuyan insanları seviyoruz, okuyup paylaşan insanları daha çok seviyoruz...


Erdi Karadeniz Bence mutlaka oku. Tam senlik yani.. :) Hem sadece bir gün yeter bunun için.


G.o.D Okuan insanları seviyorum evet. :) Sağol :)


Bak şimdi kesin kumak gerekli bunu :D


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    9 ay önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar