Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Metafor Fabrikası




Yeni bir metaforla başlamak istiyorum yazıma. Severim metaforları.Önceden uyarayım aşk ile ilgili duyduğunuz duyacağınız en acaip metafor olabilir bu.


Soğuk bir kış günü düşünün. Karlar erimek için tüm ısısına el koymuş sokakların. Her yer buz tutmuş. Aldığınız nefes bile bıcak gibi kesiyor boğazınızı. Yolun karşısına geçmekte tereddüt eden zayıf ve üşümüş bir kedi dışında kimsecikler yok dışarda. Siz de evinize gidiyorsunuz. Gecenin en geç vakti. Kaçırma lüksünüzün olmadığı son otobüsü bekliyorsunuz bir durakta. Yorgunsunuz. Üşüyorsunuz. Nar gibi kızarmış sobanızın yanında , mandalina kabuklarının kokusunu içinize çekerek bir kedi gibi uyuduğunuzu hayal etmek bile ısıtmıyor içinizi. Öyle bir soğuk düşünün. Yorgunsunuz demiştim değil mi? Ve yine geç kaldı otobüs. Zaten durağa ne kadar erken geldiğiniz umrunda değildir otobüslerin. Geç kalacaklarsa kalırlar. Vücudunuz ısı dengesini sağlamaya çalışırken tüm enerjinizi tüketmiş durumda. Dönüp durağın demir oturaklarına baktınız göz ucuyla. Sonra önünüze döndünüz ve yolun karşısındaki sokak lambasının ağzınızdan çıkan buharı  nasıl gösterişli kıldığının farkında olarak derin bir nefes alıp uzunca beklettiniz içinizde ve iyice ısıttıktan sonra hohh diye salıverdiniz. Keşke kalbimizde beklettiklerimizi de bu kadar kolay ve gösterişli bırakabilseydik diye düşündünüz yükselen buharı izlerken. Soğuk havadan oluşan iki gardiyan sıcak nefesinizin koluna girip onu zorla götürmüş gibiydi. Tekrar dönüp soğuk demirlere baktınız. Artık taakatiniz de kalmadı. Oturdunuz buz gibi demirin üzerine. Soğuğu hissettiniz. Sizi ele geçirdiğini, vücudunuza mikrop ordusu gibi yayıldığını, üzerinize ağlarını ördüğünü. Kaşlarınızı çattınız hissettiğiniz soğuğa. Meydanı ona bırakmamaya karar verdiniz. Ona esir düşmeyecek bilakis (afedersiniz) kıçınızla o buz gibi demiri ısıtacaksınız. Yani siz öyle düşünüyorsunuz. Kararlısınız. Altlarda bir savaş başladı. Isı savaşı. Demirin soğuğu mu kıçınızı ele geçirecek yoksa kıçınızın ısısı mı demiri yola getirecek. Bazen demir ısnır gibi olur bazen de kıçınız donar gibi. Ama genellikle mücadelenin ortasında otobüs gelir. Aslında gelen otobüs değil "gitme vakti" dir. Aşk ile insan arasında da soğuk demir ile kıçınız arasındakine benzer bir mücadele vardır işte. Siz onu , o sizi ele geçirmeye çalışır. Mücadele bitmeden gitme vakti gelir. Hiç mi kazanamayız o mücadeleyi diye soranları duyar gibiyim. Bu soruya cevap veremem. Yani sonuçta kıçınıza bağlı. Hem diyelim savaşı kazandınız; sonuç ? Yine gelmeyecek mi otobüs? Gitmeyecek misin eninde sonunda kıçındaki sızıyla? Gelmeyecek mi gitme vakti? Senin ısıttığın koltuğa başkası oturmayacak mı?

Kıç kelimesini defalarca kullandıktan sonra konuyu ilahi aşka bağlamak inanın şu ana kadar aklıma gelmemişti. Ama gitme vaktinin olmadığı tek aşkın ilahi aşk olduğunu da söylemek durumundayım. Benim otobüsüm geldi. Gidiyorum.

Not: Bu yazıyı otobüs durağında değil sıcacık sobamızın yanında mandalina kabuklarının kokusunu içime çekerken yazdım. Oturduğum bu sıcak yer için bile mücadele ediyorum ben. Zira bu minderin gerçek sahipleri evin içinde diledikleri gibi gezen 3 koca kedi. Bir gün benim kediler kadar şanslı olmayan yukardaki üşüyen kediye rastlarsanız Allah'ın hoşuna gidecek bir şey yapın ve o kediye sahip çıkın derim. Kalın sağlıcakla.

12 Yorum:

hahah gerçekten çok güzel bir yazıydı.
valla ne diyeyim, sanırım doğru bir düşünce bu. eksik bir noktasını yakalamaya çalıştım ama bulamadım.

yalnız kim durak kim oturan kıç olur bu her ilişkide değişiyor galiba.
ama sonuç olarak bir otobüs durağı orası. kesinkes bir ayrılık var diyorsun.

belki bu çok negatif bir düşünce oldu ya.
ama yine de zamanla sanki ben de öyle düşünmeye başlıyorum.
bir şekilde bitiyor hep. gidiyorsun kıçındaki soğuk sızı ile birlikte başka duraklarda inmeye.


aslında böyle yazılar sobanın yanında değilde zorluklar arasında yazılmalıydı :)
bir daha ki sefere soğukta yazmayı dene bakalım bu kadar iyi iş çıkarabilecek misin :)
mutlu pazarlar..


yazı guzel

soba ustu mandalına kabuklarının mıs kokusu burnuma geldı


Şimdi Türkiye'nin en soğuk şehirlerinden birine giderken yolda okudum bu yazıyı. Yemin ederim durun ineceğim diye bağırmak istedim sevgili FD. Yarın gün içerisinde bu durumu yaşarsam seni minnetle(!) anacağımdan emin olabilirsin :D

Not: Aşka değil de donacak olan uzvuma odaklanmış olmamı mazur görmeni bekliyorum :D

Mrs. Curiosity


Bugün o demirle aramdaki mevzuya şahit olmuş da zihnime sızmışsın gibi bir paranoyaya kapıldım =) Sen sıcak sobanın yanında otururken iyi ki yazmışsın bunları, aradığım cevabı aldım sayende =)


Ben bu yollardan çok defa geçtim. O durakta saatlerce bekledim. Soğuk demire ısıtmak için o otobüsü kaçırdım bile..
Fakat yinede bu kadar derin manaları yakalayamamıştım. Pratik olarak bilip teorik olarak zihin körü olduğum bir olaya kandil gibi bir yazıydı..

Olmuşsun! Mesaj yerine de ulaşmış.
Artık bilmene çok sevindim. Hoşçakal.


Hazel : Duraksın veya oturan.. Gidiyorsun ya da kalan. Değişiyor.. Ayrılık var kesin.. Ölüm gibi kesin. Belki daha yavaş.. Belki daha acılı. Ama var. Kesin.


Merve : Sobanın yanında olmanın kıymetini en çok bu yazıda anlattığım gibi bir tarafları donanlar bilir. O sebeple beni yazarken ki rahatlığımla dışlama :)


öykü : Fırındaki patatesin yanık kokusu da geldi mi ? :)


Mrs. Curiosity : Umarım damdan dama atlarken donan kedi kafana düşer :)


G.o.D : Zihnin açıkta kalmışsa tabiii :) Sızmışımdır.


Casper : Olmuşum değil mi hocam? Hoşcakal deme. Nefret ediyorum artık o iyi dilekten. Güle güle.


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    1 yıl önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar