Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Aşka Dair | İskender Pala

Etiketler:



Kitap okumak boş zamanlarımda yaptığım bir aktivite değildi benim için. Taa ki 4 ay evvel şu an çalıştığım işe  başlayana kadar. Gündüz 10 dan akşam 8' e 9'a hatta muhabbet veya canlı yayınlara bağlı olarak 11 buçuğa kadar televizyondayım. Haftada en az 1 gün de kanalda geçiriyorum geceyi ve eve gittiğimde yine yaptığım işte daha iyi olabilmek için gece geç saatlere kadar yabancı kaynaklardan after effect, cinema 4d, sony vegas, premier ve faydalı olabilecek diğer programlar ile ilgili tutorial izliyorum, yeni şeyler deniyorum vs. Yani kendimi tamamen işime ve işimde daha iyi olmaya kanalize etmiş durumdayım. Kitap okumaya yine de ara vermiş değilim ama maalesef kitap okumak benim için " boş zamanlarımda yaptığım bir aktivite" olup çıktı. Çok fazla kitap aldım bu süreçte, çoğuna başladım ama çok azını bitirebildim. Çabuk sıkılmaya başladığımı farkettim. Belki de işler sebebiyle okumakta olduğum kitaplara yoğunlaşamadığımdandır. Ama dediğim gibi hiç okumuyorum da değil. Uyumadan önce ve sıkıcı canlı yayınlar sırasında okuyorum genellikle. 

İskender Pala'nın Aşka Dair kitabı  okuduğum diğer kitaplar kadar uzun olsaydı hala bitirememiş olabilirdim. Kitapla değil benimle ilgili mazeretlerden tabii. Aşk' a dair kitaplar okumadığımı daha önce çok kez söylemiştim aslında. Ama İskender Pala farklı bir insan. Ünlü ve başarılı bir yazar olmasına rağmen ben onu en çok televizyonda katıldığı programlardan tanıdım. Yani ilk o şekilde tanıdım değil. Kitaplarını biliyordum hatta almıştım ama onunla ilgili düşüncelerimin şekillenişi televizyon programlarında sakin sakin ama heyecanlı tavrı , sessiz sessiz ama vurucu sözleri, karışık karışık ama inci gibi dizdiği kelimeleriyle oldu. Okumalıyım dedim İskender Pala'yı. Okudukça yazdıklarının televizyonda gördüğüm İskender Pala ile ne kadar uyumlu olduğunu farketim. Bu da sanırım içinden gelerek, hakkını vererek ve derine inerek yazmasının bir sonucu. "Onu okumak" galiba İskender Pala' da gerçekleşen bir durum. "Onu okumak" ile "Onun kitaplarını okumak" arasında fark yok gibi. Zaten okurken İskender Pala'nın karşınızda oturmuş yine sakin sakin anlattığını zannediyorsunuz. Bazen anlamakta zorluk çekebiliriz. Ama farklı olan şey değil midir zaten anlaşılmaz olan. Bir şeyi ilk seferde anlıyorsan ya zaten onu daha önce biliyordun da şimdi yeniden hatırladın ya da aslında onu bulmaya sen de çok yaklaşmıştın hatta üstüne basıp basıp geçiyordun da görememiştin. Ama anlaşılmaz olan şey ya gerçekten anlamsızdır ya da ezberden ve taklitten uzak , yeni ve farklı bir şeydir. İşte İskender Pala hem  o yeni ve farklı olanı ortaya çıkarmak hem de üstüne basıp basıp geçtiklerimizi göstermek için derinlere iniyor bu kitabında. "Konusuna gelince.." dersem komik olur. Konusu "Aşk" işte. Formattan bahsedebilirim sadece; kitapta aşka dair 40 hikaye var. Okuyun derim. Ama yavaş yavaş, sindire sindire.  Şimdiden iyi okumalar.

2 Yorum:

Çok yoğun çalışıyorsun Fatih ve sanırım iyice alıştın ve geliştirdin kendini.
İskender Pala bu kitabında sanırım Beşeri Aşk'tan söz etmiyor dimi? okumadım ama kelimeleri ustaca kullanmasını severim.


Aslı ; Evet yoğun bi dönemdi ama verimli geçti.. Konuşamadık da hiç. Kitapta farklı hikayeler ile her türlü aşka değinilmiş ama yoğunluk gerçek aşkta. :)


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    6 ay önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar