Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Ömer mi Fatih mi ?



Sizinle paylaşmak istediğim mühim bir problemim var. Ne kadar cömert ne kadar paylaşgan bir insanım değil mi? Paylaşa paylaşa problemlerimi paylaşıyorum. Paylaşmayı öğretmedilerse demek ki... Aslında paylaşmaya alıştırmak için  "Bak eğer o çikolotadan arkadaşına da vermezsen arkadaşının yılanı gece rüyana gelir" diyerek  "korkutma" yöntemini de uygularlardı ama işte korku ile nereye kadar hacı.. Sevgiyle olur böyle şeyler bilirsiniz. Hayatımda bir kez bile biriyle doğum günü pastamı paylaşmış bir insan değilim. Zaten 25 yaşına girdim geçen gün ilk kez doğum günü pastam oldu onu da kardeşim elleriyle yapmış sağolsun amma ve lakin paylaşılamayacak kadar berbat olmuştu ben bile zor bitirdim payımı, elleri dert görmesin. Bu sebeple pasta, para veya sevinç gibi daha paylaşılası şeyler değil dert , tasa ve problemlerimi paylaşıyorum. Sebebini de anlattım ki isyan etmeyesiniz. İnşallah pasta , para ve sevinçlerimi de şeyaparız bi gün. Ağzım gitmiyo "paylaşırız" demeye , o kadar.

Gelelim benim mühim problemime. İsmim. Evet benim isim sorunsalım var. Hayır ismimden memnunum fakat ismimden emin değilim. Hani bişeyi çok iyi bilfiğimizi, olaya vakıf olduğumuzu ifade etmek için "adım gibi biliyorum" deriz ya ; işte benim adım bile şaibeli. Nasıl mı ? En başa dönelim.

22 Şubat 1988 Pazartesi günü anne babamın ilk çocuğu olarak 7 aylık dünyaya gelince bizimkilerin eli ayağı hafif birbirine dolanmış doğal olarak. Hazırlıksız yakalanınca telaş taşkala heyecan vs derken babam bazı işlemler için evden çıkıp şehre gitmiş koşa koşa. Hee bu arada evde doğmuşum. Neyse işte sonra babam işi bitince eve gelmiş ki bana isim koymuşlar bile. Huop bir flashback ismimin konulduğu ana gidelim. Babam şehre gidince uzaktan akraba ak sakallı Hanefi Dayı gelmiş bize. Almış beni kucağına başlamış kulağıma ezan okumaya. Sağ kulağıma ezan , sol kulağıma kamet ve koymuş adımı nihayet. Ömer . Tamam da Hanefi Dayıcım, ak sakallı dedecim, Ömer çoookk güzel isim tamam da bu yapılır mı babama. Adamın ilk çocuğuyum ben. Adam telaştan sevincini yaşayamamış apar topar bi yere kadar gitmiş, sen fırsattan istifade ıslak betona isim yazar gibi gelip koymuşun çocuğun adını. Hayır isim olayı o kadar acele değil ki, yaşaması için ciğerler açılsın diye kıçına tokatı vurdun mu bitti. Atalarımız büyüyüp ata binene kadar isim vermezlermiş çocuğa. O da enteresan gerçi, şimdi öyle bi adet olsa anaokullarında kaos yaşanırdı. Düşünsene bir sınıf dolusu veledin adlarının "yeni klasör" , "untitled" veya "asdf" olduğunu.

Benim isim sorunsalıma tekrar dönersek şuanda adım "Fatih" bildiğiniz gibi. Peki nasıl olmuş bu ? Babam demiş ki "Ömer" çok güzel bir isim. Evet ama burada kimse Ömer'e Ömer demez. Bu yüzden Ömer olmaz Fatih olsun. Ve Fatih olmuş adım. Evet bence de Ömer çok güzel bir isim. Adalet timsali 2. büyük Halife Hz. Ömer'in ismi. O ki Peygamber Efendimiz “Benden sonra peygamber gelecek olsaydı Ömer olurdu.”  demiştir. Ancak babamın "Bizim burada kimse Ömer'e Ömer demez" öngörü ve tespiti son derece yerinde. Okuldan, mahallemden ve çevremden de biliyorum ki kimse Ömer'e Ömer demiyor. Ya kısaltıyor, ya da değiştiriyor ya da sonuna "cik" ekini getiriyor.

Peki bu anlattıklarından kafanı meşgul eden soru ne?  Bunun neresi problem? diye sorabilirsiniz. Problem şu; Peygamber Efendimizin çocuklara konulacak isimler konusunda bir uyarı ve tavsiye niteliğindeki hadisi şöyle ; “Kıyamet günününde kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyle ise isimlerinizi güzel koyun.” Problem Fatih ismi değil tabi ki. O da güzel isim bence ama kıyamet gününde benim adım kulağıma ilk okunan Ömer mi yoksa sonradan konulan Fatih mi olacak acaba ? Bu dünyada isim çok da önemli değil sonuçta, her işimizi TC kimlik numarası ile hallediyoruz da orada isim önemliymiş. Baba ismi diyor ya hani hadiste, işte benim o da sıkıntılı. Babamın normalde adı Fikret, ancak kimliğe nüfus memurları yanlışlıkla amcamın adı olan Fahri yazmışlar. Resmiyette Fahri ama normal hayatta Fikret olarak biliniyor adı. Yani benim baba ismi de şaibeli ya la. O tarafta sırf bunun stresiyle ne biliyorsam unuturum. Ya da bu durum o tarafta karşıma evrakta sahtecilik olarak çıkar mı ? :) Tabi ki bazı sorularım espri mahiyetinde ama ciddi ciddi merak ettiğim sorular da yok değil.


Bunlar hep erken doğmamın getirdiği sorunlar. Siz siz olun erken doğmayın, erken doğurmayın. Bir de aceleci kişilere derler ya " 7 aylık mısın kardeşim?" diye. Onun bilimsel bir tarafı yok söyleyim. Yani dünyaya gelmekte acele eden her zaman acelecidir  şeklindeki ön yargı tamamen boş. Kendimden biliyorum. O 2 ay  erkenciliğimin getirdiği rehavetle hayatım boyunca her şeye 3 dakika 5 dakika geç kalıyorum. Ulan nasılsa 2 ay erken geldim diyerekten mi yapıyorum bunu yoksa dünya benden 2 ay sonra gelmiş de ben 2 ay mal gibi onu beklemişim gibi ekilmişlik hissi mi yaşıyorum bilmiyorum. Tam çözemediğim şeyler bunlar. Boşverin siz. Yormayın kafanızı :)


6 Yorum:

Bu isim sorunsalın cidden kafamı karıştırdı ama bence her ikisi de sana ait olmalı =) Ve erken doğmamak doğurmamak tespitine de 20 gün geç doğup pişman olmayan biri olarak sonuna kadar katılıyorum =)


Kendi adımdan nefret ediyorum. Ölene kadar da öyle kalacak herhalde. Bu videoyu yine sen de görmüştüm. Çok şirin ya. Mutlu ediyor insanı sebepsiz :)


G.o.D : 20 gün mü geç doğdun ? Onu nasıl becerdin ki ? :) Kirayı elektiriği suyu ev sahibine kakalamayı düşünüp de başaramadın ve çıkışı alamadın tabi :)


Joey Potter : Öyle deme. Gerçi ben adını bilmiyorum daha. Söylediysen ve ben unuttuysam - ki yaparım böyle şeyler- özür dilerim. Ve isim değişikliği için bi kaç şey yapabilirsin. Seni biri ile tanıştırayım bak :)

http://sophienindunyasindagizli.blogspot.com/2012/01/ismimizi-degistirdik-ya-sonra.html


İsmimimi söylemedim. Pek bilinir değil babanne ismi. Değil babam sülale kalpten gider değiştirirsem. Ama sana daha komik bir şey söyleyeyim mi? Kimse bana adımla hitap etmez. Babannem yaşarken saygısızlık olur diye, kısaltma yapmışlar adım oldu çıktı. 10'lu yaşların başında şirin. Sonrasında komik kaçıyor :)


Yaşalanana kadar o kısaltmayı yaşlandıktan sonra da ninelere has ismini kullnırsın.. İlerde çok saçma dedeler olacak biliyorsun. Berk amca ne lan ? Berke dede mesela. Olmaz ki ?


.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    1 yıl önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar