Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Petrol Savaşları

Pazar, Mart 20, 2011

Amerika, yurdundaki sulh için cihanda savaşan bir ülke.Ülke mi ? Pardon o ülke değil yalnızca bir şirket. Libya'da da , Irakta yaptığı gibi "Ben buraları bombaladım ve bu bana oldukça pahalıya mal oldu. O yüzden petrol kuyularınıza zararımızı karşılamak maksatlı bir süre el koyuyoruz. Ayrıca çocuklarınıza sıktığımız kurşunlar için sizden ek hiçbir ücret talep etmiyoruz. O kurşunlar Amerika A.Ş 'nin siz değerli müşterilerine armağanıdır." diyecektir. Ne kadar çok bomba atarsa ve ne kadar çok kurşun harcarsa bomba atılan ülke için bomba başına maliyet o kadar azalacaktır. Top'lu indirimden anladığı budur Amerikanın.Ayrıca Amerika'nın en sevdiği ülke savaştığı ülkedir. Eeee bazıları sevgisini farklı gösteriyo işte.

Amerika'nın Fransa'nın İngiltere'nin umrunda mıydı ki Libya halkı. O kadar umrunda olsa şu anda iç savaşın eşiğindeki diğer Ortadoğu ülkelerine de müdahale ederlerdi. Ama onlarda kayda değer petrol yok. Aslında istedikleri tam olarak bu. İsyan etsinler ve ne zaman ki isyan sırası petrol zengini bir ülkeye gelir oraya müdahale etsinler. Tunus sonra Mısır daha sonra da sırasıyla Libya, Bahreyn , Kuveyt ,Yemen diye yayılması beklenirken Libya'da işlerin planlandığı gibi gitmemesi üzerine "Manuel" bir dokunuşu gerekli gördü pek duyarlı Batılı ülkeler(şirketler).

Bu müdahale ile bir kaç farklı mesaj veriyorlar. Birincisi Tunus ve Mısır daki başarılı ayaklanmaların cesaretlendirdiği diğer Ortadoğu ülkelerinin halklarına "Siz isyana devam edin.Sizin gücünüzün yetmediği yerde biz yardım ederiz" idi. İkincisi, isyanlara karşı direnişe geçen liderlere yapılacakların sıradaki ayaklanmalarda liderlerin takınacağı tavrı belirlemelerine yardımcı (!) olmasıydı.Yani isyanlara direnen ilk lideri ibret-i alem olsun diye cezalandıracaklar.Üstelik bunu yapmayı en başından beri kafalarına koymuşlardı. Bir gözdağı vermeleri gerekiyordu ve Libya bunun için biçilmiş kaftandı. Hem petrol vardı, hem halk cahildi hem de baştaki adamı kimse sevmiyordu ve üstelik bu adam batılı ülkelerin dolduruşlarına gelip tuzaklarına düşecek kadar aptaldı. Önce zarf attılar cesaret verdiler Kaddafi'ye sonra da üstüne çullandılar.

Artık sıranın kendisine geldiğini gören liderler fazla direniş göstermeyecektir ya da daha sıra kendilerine gelmeden Amerika'nın desteğiyle içerden gelecek talepleri olumlu yanıtlayıp sessiz sedasız Amerika'nın kontrolüne girecektir. Amerika uzantılı bir grup bir takım tavizler isteyecek ve karşılanmaması halinde başlatacakları isyanın kısa sürede ne boyutlara ulaşacağını fısıldayacaklar. Gösterdikleri dişlerden de korkmazlarsa günah onlardan gitmiş olacak. Kimse halkının zarar görmesini istemeyeği için en az zararla atlatmayı seçecekler ve teslim olacaklar. Direnmeleri halinde halkına ne kadar zarar geleceğini nerden mi bilecekler? Bunu sadece onlar değil tüm dünya bilecek. Nasıl mı? Libya'da ki sivil ölümlerini önümüzdeki günlerde gözümüze gözümüze sokarak.
Read On 0 Yorum

Medeniyet Dediğin

Cumartesi, Mart 19, 2011

Tunus, Mısır derken Libya'ya geldi sıra. Birilerinin bu domino düzeni, tam hızını alıp yıkımlar gerçekleştirirken Libya'da işler beklendiği gibi olmadı. O birileri baktı ki Mısır'dan sonraki domino taşı olan Libya kendi kendine devrilmeyecek düzeneğe şöyle bir dokunmak istemeye başladı.Olmasın mı yani diktatörlükler yıkılmasın mı? Yıkılsın yıkılsın ama bu yıkımları iştahla isteyenlerin bugüne kadar o diktatörlerin ayakta kalmasını sağlayan devletler olması sinir bozucu geliyor bana. Kendilerinin peydahladığı güçleri yıkarak, zulüm görmüş baskı altında sefalet içinde yaşamış bunalmış halka kahramanlık yapmak iki yüzlülüktür. Hem Amerika hem de Avrupa bugün bu ülkelerde kendilerini yıkmakta ve kendilerinden kurtardıkları halklara şirin gözükmeye çalışmaktadır. Kaddafi'nin adam olmadığı tartışmaya bile değmez ama Libya halkı çok mu düzgün ? Bugün Kaddafi karşıtları ve isyanın başını çeken gruplar ellerinde Ömer Muhtar'ın posterlerini taşıyorlar ama Libya'da başka Ömer Muhtar yok ! Yok çünkü isyancılar da en az Kaddafi ve adamları kadar insaniyetten merhametten uzaklaşmış ve iğrençleşmiş durumda. Diyelim ki Kaddafi gitti.Peki kim gelecek yönetime? Yerde yatan yaralı polisin üzerinden defalarca jipleriyle geçen isyancılar mı?


Amerika ve Avrupa devletleri heyecanla Libya'ya girmeye hazırlanıyorlar. Kimsenin oranın halkını düşündüğü yok oysa. Çünkü Avrupa'ya göre medeniyet, kan kokusu alan bir çakalın kana gelmesi ya da aç bir kaplanın yaşamını devam ettirmesi için yavru bir ceylanı yemesi gibi içgüdüsel davranışların toplamından başka birşey değil.Amerikan halkı Amerika dışında başka bir ülkenin Amerika kadar özgür ve güçlü ve huzurlu bir hayatı haketmediğini düşünüp dünyanın tüm doğal kaynaklarını kendi malları gibi görüyorlar ve kim olursa olsun gidip o kaynakları ele geçirmeye çalışıyorlar. Onlara göre her şey Amerikan halkı için. Dünya onların diledikleri gibi kullanacağı madenler ve güzelliklerle dolu.Amerikalılar güçlü ve zengin bir babanın şımarık çocukları olmaktan rahatsızlık duymuyorlar. Babalarına "Onu istiyorum" demeleri yeterli. Öyle ya herşeyin bir fiyatı var sonuçta ve "üzümünü ye bağını sorma" diyebilecek kadar güçlü bir babaya sahip onlar.

Küresel bir güç olup Amerika'nın sözünü dinlemeyecek kadar özgür bir ülke olmadığın sürece senin simbiyoz bir ilişkiyle bölgesel güç olmanı bile sağlayabilir. Ama baktı ki uslu durmuyorsun başına Ermeni Soykırımı iddiası, terör örgütü , Kıbrıs'ı, Yunan'ı, faili meçhul cinayetleri, azınlıkları, ruhban okulunu, ekonomik krizleri diye uzayıp giden belaları açar ve içine kapatır seni. Müttefik olmak düşman olmaktan daha karlı değilse hemen çark eder ve düşman kesilir sana. Her alanda yolunu keser ekmeğinle oynar. Engeller çıkarmak doğrudan savaşmaktan daha az etkili oluyorsa bakmışsın savaşa girmişsin Amerika ile. Üstelik o çıkıp gelmiştir sen ona gitmeden. Kavga senin mekanında olur tüm rezilliği kendi evinde yaşarsın.Asker bir devletin çocuğudur. Doğal kaynaklar güzellikler tarihin kültürün ise karın kızın. Çocuğunu vurur, karına tecavüz eder seni de hapseder. Demokrasi dersi verirler gittikleri her ülkeye. Ders saatleri ülkeden ülkeye değişiklik gösterir. Petrolün, madenin ne kadar çoksa o kadar anlama özürlüsündür onlara göre.Anlamazsın bir türlü demokrasiyi. Zaten vaktinden önce anlayanları yaşatmaz. Senin ülkenin geçmişi bombalanırken, sevdiklerin bir bir yok olurken, cebindeki tüm paranı zorunlu demokrasi derslerine harcamışken Amerikan halkı tv kanallarında obezliği masaya yatırıyor, kırmızı halı kritikleri yapıyordur. Her zaman olduğu gibi savaş Amerika'nın değil onunla savaşanın kaderi oluyor.



Başarı; onur şeref ve insanlıkla değil güç ve para ile ölçüldüğü için dişlerinin arası çocuk etleri dolu insanların, petrol-kan karışımı tükürükler saçarak yaptıkları iki üç insanlık nasihati yalakaları tarafından barış ödülleriyle taçlandırılıyor. Avrupa'nın dışlanmış barbarlarından oluşan Amerika ve tarihin en barbar insanlarını doğuran Avrupa'nın daha düne kadar kadının insan olup olmadığını tartışıp, pisliklerini sokaklara atarken, domuz gibi kokup, yıkandıkları için de insanları müslüman diye fişleyip öldürürken şimdi kendilerini medeniyetin beşiği olarak görmeleri ne sinir bozucu bir komedidir. Dünya soykırımı onlarla tanımadı mı, ırk renk ayrımını onlarla yaşamadı mı? Özgürlük adı altında milyarlarca müslümanın saygı duyup sevip benimsediği peygambere hakaretler etmediler mi? Hangi medeniyetten bahsediyorlar ? Hangi demokrasiden hangi özgürlükten ? 1400 sene önce köle efendi düzenini kaldıran İslam medeniyeti varken hangi yüzle yakın tarihte Afrikadan getirip köleleştirdikleri ve sonra da siyahi oldukları için insan yerine koymadıkları insanlar hala aralarındayken medeniyetten söz ediyorlar. Barbarlıkları sayesinde zengin olan ve o rahatlık içinde sanat yapma şansı bulan Avrupalıların sömürdükleri ülkelerin geri kalmışlıklarıyla bu kadar ilgilenmelerini "gönüllü cefakar kahraman demokrasi hocalığı" ünvanlarıyla mı ödüllendirmeliyiz.

Avrupanın medeniyeti sadece bir balon.Bir de aç kaldıklarında görelim bakalım medeniyet neymiş. Japonya onca felaket yaşadı hem geçmişte hem de bugün. Yağmalamaya rastladınız mı? Çalan çırpan var mı? İsyan var mı? Adamlarda utanma onur şeref haysiyet var.Ve gerçek medeniyet budur işte. Neyse Libya'ya döneyim yine.Türkiye'den yardım istemişler. Oysa en sevmedikleri ülkelerin başında gelir Türkiye.Oradaki halk Türkleri sevmez.Neyse konu bu da değil.Halkın bozulmuşluğu ve kaybettiği insaniyet kaybettiği merhamet. Nasıl yaşarsanız öyle yönetilirsiniz hadisinde olduğu gibi Libya halkı yaşadıklarını haketmedi diyemeyiz ve galiba yaşayacaklarını da hakediyor.
Read On 8 Yorum

.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    10 ay önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar