Nays T!ng
"Gerçeğ!n Kenarından Hayatın Düzen!ne..."

Blogger' da Mention Özelliği

Çarşamba, Ocak 09, 2013

Blogger beni mi izliyor acaba? Blogger kim ya google beni izliyor. Google da öyle kanlı canlı bir insan olmadığına göre Larry Page ve Sergey Brin işi gücü bırakmış beni takip ediyor. Kanıtlayabilirim. Bundan yaklaşık bir yıl önce "Blogger için öneri" başlıklı bir yazı yazmıştım hatırlayanlarınız varsa. Hatırlayanlarınız varsa ne demekse artık? Sanki hatırlayan yoksa öyle bir yazı yazmamışım gibi. Neyse ben linkini vereyim siz de hatırlayıverin http://naysting.blogspot.com/2012/02/blogger-icin-oneri.html "Yaaa hacı biz şimdi bu linke sağ tıklıycaz da yeni sekmede aç diycez de. Uzun işşşşşzzzz.." diyenleriniz için başka bir şey yapıyorum. Hadi Bakalım..


Evet işte bu mention önerim artık blooger için bir öneri değil özellik olmuş durumda. Blogger ekibi beni dinlemiş demiyorum ama dediğimi yapmışlar gördüğüm kadarıyla. Artık bloggerda yazdığımız yazılarda bahsedeceğimiz blog ve blogger için fellik fellik link aramak zorunda değiliz. Blogger profilinden google plus a geçiş yapan herkes yazı içerisinde @ veya + karakterlerinden sonra bahsetmek istediği arkadaşının kullanıcı adını yazınca post yayınlandığı anda o kişilere birer mail gidiyor. Zaten @ ve + dan sonra listen ekranda beliriyor ve kolayca seçim yapabiliyorsun. Böylece hem bahsettiin arkadaşının linkini bulman hem de bahsettiğini o arkadaşına haber vermen gerekmiyor. Özellikle mimleme olayında bu özelliğin değerini daha iyi anlayacaksınız.

Önce kendimde deniyorum +Nays T!ng .

Şimdi de bi kaç arkadaşa bu yazıyı haber veriyorum. +elvan tuncer , +Nuray Ilbars  , +Ipek Ipeksi  , +Buket T. , +Cavlan Erdost , +Emek Kızıltaş , +Nini Nileud , +Yılmaz Barış , +beyaz cat ,

Bu özelliğin çalışması için blogger profilden google plus a geçiş yapmış olmanız gerekiyor. Hala geçmemiş ve nasıl geçiş yapılacağını bilmeyenler için yerini söylüyorum : Blogger a giriş yaptığınızda panelin sağ üst köşesinde dil seçeneğinin yanındaki simgeye tıklayın görürsünüz. Umarım bu özellik kötüye kullanılmaz. Zira  spam maillerin artacağını düşünüyorum. Hiç tanımadığımız insanlar veya firmalar reklam için ellerinde bulunan google plus listelerini tek tıkla yayınlayabilir ve size gelen bildirimler çileye dönüşebilir. Bunu da ben mi düşüneyim artık ?

Read On 6 Yorum

Metafor Fabrikası

Pazar, Ocak 06, 2013



Yeni bir metaforla başlamak istiyorum yazıma. Severim metaforları.Önceden uyarayım aşk ile ilgili duyduğunuz duyacağınız en acaip metafor olabilir bu.


Soğuk bir kış günü düşünün. Karlar erimek için tüm ısısına el koymuş sokakların. Her yer buz tutmuş. Aldığınız nefes bile bıcak gibi kesiyor boğazınızı. Yolun karşısına geçmekte tereddüt eden zayıf ve üşümüş bir kedi dışında kimsecikler yok dışarda. Siz de evinize gidiyorsunuz. Gecenin en geç vakti. Kaçırma lüksünüzün olmadığı son otobüsü bekliyorsunuz bir durakta. Yorgunsunuz. Üşüyorsunuz. Nar gibi kızarmış sobanızın yanında , mandalina kabuklarının kokusunu içinize çekerek bir kedi gibi uyuduğunuzu hayal etmek bile ısıtmıyor içinizi. Öyle bir soğuk düşünün. Yorgunsunuz demiştim değil mi? Ve yine geç kaldı otobüs. Zaten durağa ne kadar erken geldiğiniz umrunda değildir otobüslerin. Geç kalacaklarsa kalırlar. Vücudunuz ısı dengesini sağlamaya çalışırken tüm enerjinizi tüketmiş durumda. Dönüp durağın demir oturaklarına baktınız göz ucuyla. Sonra önünüze döndünüz ve yolun karşısındaki sokak lambasının ağzınızdan çıkan buharı  nasıl gösterişli kıldığının farkında olarak derin bir nefes alıp uzunca beklettiniz içinizde ve iyice ısıttıktan sonra hohh diye salıverdiniz. Keşke kalbimizde beklettiklerimizi de bu kadar kolay ve gösterişli bırakabilseydik diye düşündünüz yükselen buharı izlerken. Soğuk havadan oluşan iki gardiyan sıcak nefesinizin koluna girip onu zorla götürmüş gibiydi. Tekrar dönüp soğuk demirlere baktınız. Artık taakatiniz de kalmadı. Oturdunuz buz gibi demirin üzerine. Soğuğu hissettiniz. Sizi ele geçirdiğini, vücudunuza mikrop ordusu gibi yayıldığını, üzerinize ağlarını ördüğünü. Kaşlarınızı çattınız hissettiğiniz soğuğa. Meydanı ona bırakmamaya karar verdiniz. Ona esir düşmeyecek bilakis (afedersiniz) kıçınızla o buz gibi demiri ısıtacaksınız. Yani siz öyle düşünüyorsunuz. Kararlısınız. Altlarda bir savaş başladı. Isı savaşı. Demirin soğuğu mu kıçınızı ele geçirecek yoksa kıçınızın ısısı mı demiri yola getirecek. Bazen demir ısnır gibi olur bazen de kıçınız donar gibi. Ama genellikle mücadelenin ortasında otobüs gelir. Aslında gelen otobüs değil "gitme vakti" dir. Aşk ile insan arasında da soğuk demir ile kıçınız arasındakine benzer bir mücadele vardır işte. Siz onu , o sizi ele geçirmeye çalışır. Mücadele bitmeden gitme vakti gelir. Hiç mi kazanamayız o mücadeleyi diye soranları duyar gibiyim. Bu soruya cevap veremem. Yani sonuçta kıçınıza bağlı. Hem diyelim savaşı kazandınız; sonuç ? Yine gelmeyecek mi otobüs? Gitmeyecek misin eninde sonunda kıçındaki sızıyla? Gelmeyecek mi gitme vakti? Senin ısıttığın koltuğa başkası oturmayacak mı?

Kıç kelimesini defalarca kullandıktan sonra konuyu ilahi aşka bağlamak inanın şu ana kadar aklıma gelmemişti. Ama gitme vaktinin olmadığı tek aşkın ilahi aşk olduğunu da söylemek durumundayım. Benim otobüsüm geldi. Gidiyorum.

Not: Bu yazıyı otobüs durağında değil sıcacık sobamızın yanında mandalina kabuklarının kokusunu içime çekerken yazdım. Oturduğum bu sıcak yer için bile mücadele ediyorum ben. Zira bu minderin gerçek sahipleri evin içinde diledikleri gibi gezen 3 koca kedi. Bir gün benim kediler kadar şanslı olmayan yukardaki üşüyen kediye rastlarsanız Allah'ın hoşuna gidecek bir şey yapın ve o kediye sahip çıkın derim. Kalın sağlıcakla.

Read On 12 Yorum

.........♫ Ne Dinliyorum ♫.........


Angus & Julia Stone - Paper Aeroplane
Ne Dinledim ?              Ŧคtเђ

Son Güncelleme

  • Le Renard Et L'enfant - Yıllar önce izlemiş olduğum ve belirli aralıklarla defaaten izleyip nasip olursa bir kaç kez daha izlemeyi düşündüğüm benim için özel bir film...
    7 ay önce

------------Süper Lig--------------



Ne Okuyorum ?

Nice Things

Haftanın Blogu                     Haftanın Yazısı

Haftanın Videosu              Haftanın Fotoğrafı

Herkesin Bir Popisi Vardır

Related Posts with Thumbnails

Sohbet Koyu.. Sen de Katıl !

................Çay da var hem. Çay içen mi?...........


................Çay Erdal Bakkal'da içilir ................

Son Yorumlar